4129 Grey

0
319

Kaliteli ve anlamlı işlerin kazandıkları başarıları, genellikle iyi bir ekip çalışmasının sonucu olarak görüyorum. İşin önemi, boyutu gibi tanımlamaların dışında, işin kimlerle yapıldığının da çok önemi var. Yani ekibin farklı bölümleri arasındaki uyum harika sonuçlar için olmazsa olmazlardan.

Başarılı işlerden sonra genellikle o işlerin başında yer alan liderler konuşulur. Liderlerin analizi, liderlerin etkileri araştırılır. Lider, popüler düzen içinde en kıymetli unsur olarak lanse edilir. Henüz çok keskin ve genel bir değişim olmasa bile, bence bulunduğumuz zamanda bazı öncü şirketlerle birlikte bu düzen değişiyor. Ben de ülkemizde bu anlayışa karşı durabilen, yaratıcılığın ülke seviyesinin çok üstünde olduğu 4129Grey’in CEO’su ve ‘‘Chief Happiness Officer’’ ı Alemşah Öztürk ile şirket kültürü ve ekip hakkında konuşma fırsatını yakaladım. Kendisinden ofis içindeki ekibin , genel hatları ile, profilleri hakkında bilgi almak istedim. Böylelikle bir ekibi, gerçekten bu kadar “iyi” hale getiren ekip üyelerinin çalışma hayatındaki kişilik analizlerini ve bunun ekibe olan yansımalarını konuşmak istedim.

Şirketleri de bireyler gibi düşünecek olursak, her birinin karakterlerinin, tutumlarının birbirinden farklılık göstermesi hiç de şaşırtıcı değil. Bunların farklı olmasının sonucunda şirket içindeki dengelerin de korunması ve daha ileriye gidilebilmesi için ihtiyaç duyulan envanterler, kişiler ve bakış açısının da farklılık göstermesi gayet doğal. Alemşah Bey ile daha çok 4129Grey’in yapısını inceleme ve anlama üzerine konuştuğumuz için, ağırlıklı olarak 4129 Grey’in yapısından ve değer yargılarından bahsetmek isterim.

Şirketin bakış açısı ile temel anlamda 2 farklı çalışan tipi var; Düşünenler – Geniş bir perspektiften düşünüp, trendleri takip edip; stratejileri ve tutumları yönetenler. Uygulayanlar -Düşünme kısmında çok zaman harcamayıp, fikri hayata geçirenler. İyi bir işin ortaya çıkma sürecinde bu iki farklı tipin önemini yadsımak mümkün değil. Bazı karakterler düşünce üzerine ciddi zaman harcama; bir diğer taraf ise hızlıca harekete geçip ortaya bir ürün koyma eğilimindedir. İşlerin boyutu ve sayısı büyüdükçe bu 2 farklı tipin yanına ek olarak ‘orkestra şefleri’ de eklenmekte, yani proje yöneticileri. İlk iki tipin aksine çok da özele değil, olabilecek en genel durumlara odaklanıp, bir sonraki aşamayı önden yakalayıp ona göre yol haritası üzerinde düzenlemelerden sorumlu olan şefler, işlerin sistematiğinin bozulmaması ve ekip arasındaki bağların kopmaması adına çok kritik rol üstlenmekteler.

Özellikle bir yaratıcı ajans rolünü üstlendiyseniz, temel olarak bu 3 karakteri ekipte bulundurmalısınız. Sadece bulundurmak da yetmiyor, dağılımları konusunda da dikkatli davranmak lazım. Bu tarz ajanslar için ‘’nitelikli düşünürler’’ büyük önem taşımakta, sayıların çok da önemi yoktur.

Diğer bir konu ise karakterlerin duygusal yönleri. Her şirketin mutlaka bir iskelet yapısı ve bu iskeletin kemikleri var diyor Alemşah Öztürk. Bunlar ise;

-Empati

-Yaratıcılık

-Kendini yenileme

-Girişimci zihin yapısı

-Aklı selim insanlar

Bunlar arasında da en değerli unsuru ‘empati’ olarak tanımlayan Alemşah Bey’e göre empati, farkındalık ve ekip ruhu için en önemli noktaların başında gelmekte.
“What’s next?” sorusunu kendisine temel hedef olarak belirleyen 4129Grey’den öğrenilecek pek çok şey olduğuna inanıyorum. Şunu bir kez daha anladım ki başarıdaki en temel unsur insanın kişisel özellikleri ve kendini geliştirebilme yetisi. Mezuniyet zamanı yaklaşırken kafalarında pek çok soru işareti olan, diplomaya ve iyi bir ortalamaya takılan arkadaşlarıma bunların bakılması gereken öncelikli noktalar olmadığını hatırlatan bir yazı kaleme almak istedim. 4129Grey’in iskelet yapısı ve kemikleri, iş dünyasında gelecek döneme dair önemli ipuçları veriyor, kanaatimce üzerinde özenle durulması gereken nokta bu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here