Aç Karnına Sanayileşilmez

0
266

Türkiye’de 80’li yıllardan sonra Özal dönemiyle sanayileşme ve ihracat önemli bir ivme kazandı. Doğru bir pazar olarak Avrupa veya Amerika değil Ortadoğu ve Kuzey Afrika hedef alındı. Gelişen teknoloji ve artan üretim o dönem için refahımızı arttırdı. Fakat bir ayrıntı vardı ki bu harikulade gelişimi temelsiz bıraktı. Oldukça bereketli topraklara sahip Türkiye tarıma o dönemde etkili bir yatırım yapamadı. Sanayi devleti mentalitesi çok yanlış anlaşıldı.

 

Oysa ki tarım devletlerin temelidir. Bugün baktığımızda sanayi devleri olarak gördümüz ABD, Fransa, Almanya vb. aslında çok büyük tarım ülkeleridir. Bu devletler önce kuvvetli zirai yatırımlar yapıp karınlarını doyurmuş daha sonra buna paralel olarak sanayileşmişlerdir. Bu sayede sosyal yapılarını göç, çarpık kentleşme, eğitimsizlik gibi olumsuzluklardan koruyabilmişlerdir. Türkiye bunu görememiştir.

 

Şimdi ise Türkiye’nin teknolojideki parobolik yükselişi yakalaması gerekiyor. Bilindiği gibi teknoloji ithalatımız her geçen gün artıyor. Geri kalmak endişelendiriyor. Fakat bana göre önce geçmişten ders çıkarılması, aynı hataların tekrarlanmaması gerekiyor. Teknolojik adımlar atabilmek için insan yapımıza uygun olarak önce tarım teknolojisinde dünya standartlarını yakalamamız ve hatta o standartları bizim de koyabilmemiz gerekiyor. Bu durum kırsaldan gelen göçü tersine kırmak ve mevcut sosyal bozulmaları engellemek için de uygun stratejiyi ortaya koyuyor. Bu strateji ile doğru bir eğitim politikasını harmanladığımızda ise ortaya bir gelecek çıkıyor.

 

Sonuç olarak, memleketin olası teknolojik devriminin temeli kanımca zirai kalkınma gibi doğru belirlenmiş hedeflerin oluşturacağı teknolojik ve sosyal altyapıdan geçiyor. Gelecek 30 yılda toplumsal yapı köklü değişimlere uğrayacak olsada önümüzdeki 30 yıl bunu gerektiriyor. Doğru hedef, akıllı rekabet ve eğitim ile yükselen bir millet.

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here