Başarıyı İstiyorsan Önce Patinajı Bırak!

0
148

Sizi başarıdan uzak tutanın ne olduğunu gerçekten bilmek istiyor musunuz? Gerçekten mi? Çünkü sebep üretkenlik uygulamalarının ya da zaman yönetimi becerilerinin yetersizliği değil. Sizi geri aramayan müşteriler de değil, size destek olmayan arkadaşlarınız da değil, sizi hiçbir zaman dinlemiyormuş gibi görünen iş arkadaşlarınız da değil…

Üzgünüm, çok üzgünüm.

Ama sebep sizsiniz!

Neden mi? İşte cevabı:

 

1. Başarının Gerçekte Ne Olduğundan Emin Değilsiniz

 

Öğrenci olduğum zamanlarda Hollanda’da popüler bir dergiye röportaj vermiştim ve röportaj tamamen öğrencilikten sonra ne istediğimizle alakalıydı. Tüm istediğimin muhteşem, iyi maaşlı bir iş, büyük bir ev ve uygun bir arabaya sahip olmak olduğunu artık yazılı bir şekilde söylemiştim. 6 yıl sonra, kendimi muhteşem arabamla büyük, harika evimden çıkarak çok başarılı danışmanlarla dolu, büyük, şatafatlı bir ofise gelirken buldum ve çiçeklerini sulayan adamı inanılmaz derecede kıskandım – çünkü görünen o ki o adam hayatı ve işi konusunda benden çok daha fazla MUTLUYDU.

 

Başarının size ne anlam ifade ettiği konusunda açık bir vizyonunuzun olması temel bir gereklilik; diğer türlü, doğru yolda olduğunuzu ve gerçekten de başarılı olduğunuzu nasıl bileceksiniz ki?

 

Ancak, vizyonunuzun hayatınız boyunca sizinle birlikte büyüdüğünden ve geliştiğinden emin olun.

 

2. İç Güdülerinizi Dinlemiyorsunuz

 

Biz insanlar büyüleyici bir yığınız; içgüdüsel olarak bizim için neyin doğru neyin yanlış olduğunu neredeyse her zaman biliyoruz ancak o içgüdülerimizi nadiren dinliyor ve yine de yanlış şeyleri yapıyoruz.  Bunun sebepleri başlı başına bir kütüphaneyi doldurabilir; ancak bunun etkileri, temel vizyonumuzla aynı doğrultuda olmayan ve bu nedenle bizi başarıdan uzaklaştıran şeyler üzerinde zamanımızı ve enerjimizi boşa harcamak olacaktır.

 

İçgüdülerinizi dinlemek ve ona göre davranmak için çok cesur olmanız gerekli. Yani, fırsatlara ve insanlara hayır demek zorunda kalacaksınız – bu sizi popüler olmayan biri olma ve hatta kısa vadede karlı olmayan bir yola soksa bile. Ancak bu durum gerçektir ve en sonunda, başarıya giden tek yol budur.

 

Ve dinlememek… Bu sizi rahat hissettiğiniz bölgenizde iyi ve güvende tutacaktır. Bilirsiniz, istediklerinizi büyük ihtimalle YAPAMAYACAĞINIZ bölge.

 

3. Hırsınız Size Engel

 

Girişimcilerden olsun, başkalarından olsun – büyük kahramanınız kim? Sadece onları araştırıyor ve onlardan öğreniyor musunuz yoksa tam olarak onlar gibi mi olmak istiyorsunuz?

 

Arada büyük fark var! Araştırılacak ve kendisinden bir şeyler öğrenilecek insanların olması güzel, özellikle de birçok ilham verici hikayelerin paylaşıldığı bu günlerde ve bu dönemde. Başarıya giden yolda yaşadığımız problemlerimiz konusunda yalnız olmadığımızı ve bu insanların düştüğü yerlerde düşmemeyi nasıl başarabileceğimizi öğreniyoruz.

 

Peki ya tam olarak onlar gibi olmak istiyorsanız? Onların sahip olduklarına sahip olmayı başarana kadar mutlu olmayacaksanız?

 

Şahsen ben; Nelson Mandela, Dalai Lama ve Angelina Jolie üçlüsünün kombinasyonu olma hırsına hayır diyemem ve onların tanınırlığını elde etmedikçe mutlu olmam…

 

Evet, bu asla olmayacak!

 

O tanınırlığı hak etmediğim ya da onlardan daha yetersiz olduğum için değil; sadece ONLAR OLMADIĞIM İÇİN.

 

Ama bu bazen benim davranışlarımı ve cesaretimin seviyesini etkiliyor.

 

Hepimiz kendimize ait hayatlara, yollara ve karakterlere sahibiz ve kendi içinizde son derece başarılı olabiliriz; ancak kendimizi başkalarıyla kıyaslarsak, kendimizi küçük tutmuş oluruz.

 

4. Zaten Başardığınız Bir Şeyi Göremezsiniz

 

Hangi noktada kendinize ve işinize bakabilecek ve başardığınız şeyle mutlu olabileceksiniz?

 

Birçoğumuz olamaz. Birçoğumuz geçmek bilmeyen, kafamızın arkasından bize “O (ve biz) yeterli değil(iz)” diyen düşünceye sahip olacak…

 

Olduğumuzdan daha iyi ve daha büyük bir hale gelmemiz konusunda bizi zorlayan şeyler hem kendimizi diğerleriyle kıyaslamamız, hem de zihnimizde bulunan ve geçmişten gelen izlenimlerdir. Bu evrimdir ve basitçe, DNA’mızda bulunur.

 

Ama gerçekten de yararlı bir şey değil, ne dersiniz? Bu kadar fazla çalışmanın ve bunca başarıyı kazanmaya rağmen onun keyfine varamamanın mantığı nerede?

 

Moz’un kurucusu Rand Fishkin, depresyonu hakkında şu güzel makaleyi yazdı. Hataları için ve firmasını riske ettiği için suçlu hissettiğini anlattı. Ancak gerçeklere göre, onlar herhangi bir risk durumunda değillerdi – en azından diğer tüm işletmelere göre daha fazla risk altında değillerdi. Bir başka gerçek ise, yorum bölümünde görüş bildiren neredeyse herkes, iş arkadaşları da dahil, ona katılmıyorlardı ve ona suçlu hissetmenin gereksiz olduğunu söylediler.

 

Bana göre Rand, hikayesini paylaştığı için bir süper kahraman; ancak onun durumu, bu fazla alçak gönüllü düşüncelerin GERÇEKTEN başarılı olan biri için bile ne kadar derine inebileceklerini de gösterdi.

 

Bazen… Başarımıza engel olan hiçbir şey yoktur. Bazen biz aslında istediğimiz noktadayızdır ama bunu göremiyor olabiliriz.

 

Kendinizi geri tuttuğunuz konusunda bir kararınız yok mu? Bu soruları yanıtlayın:

– Başarının SİZİN için neye benzediğini gerçekten biliyor musunuz?

– İçgüdülerinizi her zaman dinler –ve hayata geçirir- misiniz?

– [Buraya birinin adı gelecek] adlı kişinin mükemmelliği sizi denemekten alıkoyar mı?

– Oradaki siz olabilir miydiniz? İpucu: Size yakın olan insanlara kulak verin!

 

Büyük düşünmek, büyük hırslara sahip olmak ve her zaman büyüme ve gelişmeyi hedeflemek, kendisini kişisel bir lider olarak gören herkes için, başarı ve harika özelliklere sahip olma konularında gereken şeylerdir.

 

Ancak bunların kendi başlarına birer tuzak olmalarına izin vermeyin.

 

Bu makale  Linda Coussement‘in addicted2success.com’da yayınlanan yazısından çevrilmiştir.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here