Bir Girişimde Başarısızlığın Sinyalleri

0
121

Girişimlerde başarısızlık oranı istatistiklere göre değişir, fakat genellikle %80-%90 aralığında olduğu tahmin ediliyor. Her on yeni işin 2 den azının birkaç yıl varlığını sürdürecek olması gerçeğiyle yüzleşmek iç karartıcıdır, fakat girişimciler doğası gereği iyimserdirler bu yüzden bu gibi istatistikler onları nadiren yıldırır. Genel olarak bu iyi bir şeydir. Sonuç olarak, eğer vizyonuna inanmıyorsan bir şirket açmanın anlamı yok.

 

Yine de, gerçekçi olmak ve bu kadar çok girişimin neden başarısız olduğunun nedenlerini ele almak mantıklı olur. Girişimlerinde hem başarıyı hem de başarısızlığı deneyimlemiş biri olarak, yapabileceğin en faydalı şeylerden birinin başarısızlığı incelemek olduğunu anladım. Aşağıdaki ipuçları hem kendi deneyimlerimden hem de yakın tarihte kamuoyunca iyi bilinen başarısız girişimlerden alınmıştır.

 

  1. Sorunlar Giderilmeden İşi Başlatmak

 

İlk başarısızlığın en büyük nedenlerinden biri, özellikle teknoloji girişimlerinde, her şey baştanbaşa test edilip tüm ana problemler ele alınmadan ürün veya servisin piyasaya sürülmesidir. Bunun birkaç sebebi olabilir. Bazı durumlarda, kurucular işleri biran önce başlatmayı arzular yani halka açılmadan önce her özelliği test edecek ve her arızayı giderecek sabırları yoktur. Ayrıca küçük teknik problemlerin ciddiyetini hafife alabilirler.

2012 yılında açılan görüntülü hizmet servisi Airtime’ı düşünün, hayal kırıklığına uğratıcı açılıştan sonra iki yıl içinde iflas etti. Bu şirket başlangıçta yeni bir viral akımın en son ve en ileri aşaması şeklinde parlak bir fikre sahip görünüyordu: videolu sohbet. Fakat Airtime, ilk müşterileri için onu sinir bozucu hale getiren bazı ciddi programlama hatalarına sahipti. Hızlı iletişim çağında, başlangıçta birkaç ufak teknik problem şirketin daimi başarısını önlemek için yeterli olabilir.

 

  1. Eksik (veya Aşırı) Finanse Edilmiş Olmak

 

Her ticari kuruluş başlamak için belli bir miktar sermayeye ihtiyaç duyar. Eksik finanse edilmek ciddi, hatta vahim problemlere, müşteri talepleriyle başa çıkmakta yetersiz kalmak gibi, neden olabilir. Eğer ihtiyaç duyduğun fona sahip değilsen, beklemek ve seçenekleri arttırmak etkisi az bir işe girişmekten  daha iyidir.

 

Öte yandan, aşırı finansmanlı olmak da tehlikelidir. Bu durum çabucak çarpıcı sonuçlar üretmek için sana aşırı biçimde baskı yapar. Buna örnek olarak 2009 yılında iflas eden bir görsel arama motoru olan SearchMe’yi gösterebiliriz. Bu şirket piyasaya yeni ve çoğunlukla denenmemiş bir tasarımı tanıtma teşebbüsünde bulunurken 45 milyon dolardan fazla risk sermayesi topladı. O zamanlar birçok kişi metin tabanlı arama motorlarını kullanıyordu (hala da kullanıyor). SearchMe yatırımcılarını memnun edecek kadar hızlı sonuçlar üretmede yetersizdi ve başarısız oldu.

 

  1. Müşteri Taleplerini Dikkate Almamak

 

Ticari bir kuruluşun, müşterilerinin ne istediklerine ve neye ihtiyaç duyduklarına öncelik tanıması gerekliliği ortadayken, bu kural pratikte her zaman uygulanmaz. Çoğu girişimci müşterilerini ikinci sıraya koyacak ölçüde kendi vizyonuna âşıktır. Hatta eğer bilinçli olarak karşı önlem almazsan bunu yaptığının farkına bile varamayabilirsin.

 

Popüler Zipcar servisinin kurucu ortaklarından Robin Chase, işe ilk önce hiçbir zaman Zipcar kadar başarılı olamayan GoLoco adlı bir şirket kurarak başladı. İki şirket de büyük şehirlerde yenilikçi nakliye alternatifleri sunarken, ikisi de çok farklı anlayışlarda kurulmuşlardı. GoLoco aracın ortaklaşa kullanılmasına dayanan bir hizmet sunarken,  ZipCar insanlara kısa süreli araç kiralamalarını kolaylaştıran bir hizmet sunuyordu. Chase daha sonra hatasını kabul etti, “Önce web sitesini kurduk, daha sonra müşterilerimize danıştık”. Bu, girişimcilerin müşteri taleplerinin ne olduğunu bulmaya vakit ayırmama problemlerini çok güzel bir şekilde özetliyor.

 

  1. Başkalarının Hatalarından Ders Çıkaramamak

 

Bunlar kaç girişimin – çok zeki insanlar tarafından başlatılsalar bile – hatalar sonucunda başarısızlıkla sonuçlandığına dair birkaç örnekti. İş dünyası üzerindeki vaka analizleri genellikle başarılı olanlar üzerine odaklansa da, başarısızlığın nedenlerini analiz etmek de onunla eş değer önemdedir. Bir işin ilk aşamaları en hayati aşamalardır. Birçok girişimi hüsrana uğratan en sık rastlanan birkaç hatadan kaçınarak, başarı hikâyelerinden biri olma şansınızı arttırabilirsiniz.

 

Bu makale Yan Revzin‘in 5 Mart 2015 tarihinde forbes.com‘da yayınlanan yazısından çevrilmiştir.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here