Destansı girişimcilerin felsefesi: John D. Rockefeller

0
294
U.S. philantropist and oil magnate John D. Rockefeller gives a dime to a child, in this undated picture. Rockefeller was noted for his habit of giving coins as tips to all and sundry. (AP Photo)

İnsanlığın tarihinde her çağ, imkânsızın sınırlarını aşan ve sonsuzluğun kitabında önemli izler bırakan olağanüstü başarılı insanların yaşamlarına tanıklık etmiştir. Bugün, tarihin en varlıklı girişimcilerinden biri olan John D. Rockefeller’ın hikâyesine bakıyoruz…

 

Richford, New York, 1839.

 

Genç bir çocukken, John Rockefeller için hayat pürüzsüz olmaktan çok uzaktı. Kavgacılık, güvensizlik ve ailede bir babanın eksikliği ile geçimini sağlamak için gizemli oyunlar çevirmeye başladı. Bu, Rockefeller’ın kişiliğini takip eden, onun hayat algısını ve işe bakış açısını şekillendiren uzak bir dünyaydı. Dünyanın en büyük petrol kralı olacak gizemli bir karakter, tüm zamanların tartışmalı en zengin adamı ve Andrew Carnegie ile beraber modern filantropinin yüzünü yeniden tanımlayan bir filantropistti.

 

Rockefeller ilk işine 16 yaşındayken Cleveland’da muhasebe asistanı olarak haftalık 1.50 dolara girdi. Ancak hayatının ilk önemli derslerini kavramakta hızlıydı. Bir: Asla unutma, iki: Para kazanma sanatını öğren. Rockefeller hayatı boyunca ‘İş Günü’nü kutladı – bu gün, onun iş dünyasına mütevazice katılması ve muhteşem imparatorluğunu kurmasına yönelecek olan olaylar zincirini senkronize etmesine denk gelen başlangıç noktasıydı. Daha sonrasında itiraf etti: “İlk maaşım olan haftalık 1.50 doları kazanmasaydım, asla ilk milyon dolarımı kazanamazdım.”

 

Kariyerinin başlarında genç Rockefeller, mütevazı bir muhasebeciden çok daha fazlası olabileceğini hissetmişti. Gençlik heyecanının ortasında dileğini terk edilmiş evrene yolladı: “100,000 dolar kazanmak ve 100 yaşına kadar yaşamak.” Dilek gerçekleşmişti… hatta milyar katı fazlasıyla. Amerika tarihinde hiç kimse böyle devasa bir yükselişi başarmamıştır.

 

John Rockefeller’ın finansal büyüklüğünü güncel koşullarla açıklamak gerekirse, net değeri Bill Gates, Warren Buffet ve Carlos Slim’in toplamından fazla.

 

John Rockefeller’ın bir birey olarak nasıl olduğunu yalnızca merak edebiliriz. Kişiliğinin dokusu nasıldı? İmajı zıtlıkların bir karışımı, büyüleyici ve çeşitli bir karakter. Yüksek tutkunun, lazer derecesinde konsantrasyonun, azmin ve Hindistan’dan gelen bir bilgelikle birleşmiş derin bir dini adanmışlığın özgün bir karışımıydı.

 

“Onurumla kazanabildiğimi kazanmak ve verebileceğim her şeyi vermeyi her zaman dini bir görev olarak gördüm,” diyordu Rockefeller sonraki yıllarda. Din, hayatı boyunca yol gösterici bir etken oldu ve inancının başarısının gerçek kaynağı olduğuna inandı. İmparatorluğunu kurduğunda bile her hafta Pazar Okulunda öğretmenlik yapmaya devam etti. Bu bir rol oynama ya da izlenim oyunu değildi. Annesi derin bir dini inanca sahipti ve Rockefeller da annesinin oğluydu, bu gerçek hayatının ilerleyen dönemlerine adanmış bir eş ve sevgi dolu bir baba olmasını sağladı.

 

İş dünyasının zorluklarına ve negatifliklerine karşı çok değerli bir kalkan olduğunu kanıtlayan karakterinin demirden dengesi ve yüksek tahammüllü doğası ile bilinirdi.

 

Madalyonun diğer yüzü, başarıya olan benzersiz azmi ile zor bir oyuncuydu. Rockefeller, sosyal Darwinizm’in bir destekçisiydi ve “Büyük bir işin büyümesi basitçe bir doğal seleksiyon meselesidir,” inancına sahipti. Seri şekilde satın almalar ve gizli anlaşmalar yoluyla petrol endüstrisini tekelleştirme iş taktikleri sebebiyle eleştirildi.

 

Pazar rekabetinin altını oyması sebebiyle karşı çıkıldı fakat onun mantığına göre bu sektörü merkezileştirmenin en uygun yoluydu – sektörü daha güçlü ve daha verimli hale getirmenin. Diğerleri buna ‘tekelleşme’ dediler fakat o bunu ‘yardımlaşma’ olarak gördü. O zaman diliminde endüstriyel kapitalizm yeniydi ve oyunun kuralları henüz yazılmamıştı. Bu yüzden de Rockefeller ilerledi ve kendi kurallarını koydu.

 

1870’de, Rockefeller Ohio’da Standard Oil Company’yi, Amerikan tarihinin en ikonik işletmelerinden birini kurdu. Birkaç yıl içerisinde Standard Oil petrol endüstrisine hâkim oldu ve Birleşik Devletler’deki petrolün %90’ından fazlasını rafine etmeye başladı. Bu hızlı büyümeyi başarmasını sağlayan strateji, yüksek faizle borçlanma, Ar-ge’ye odaklanma, karın sürekli yatırıma dönüşmesi, Pazar bilgisi hakkında derin bir öngörü, hızlı değerlendirme ve değişen koşullara hızlı adaptasyon temellerine dayanıyordu.

 

Eğer Rockefeller’ın bir manifestosu olsaydı, ‘Aklını kesinlikle gerçeklere odakla ve sükûtun altın olduğunu bil’ olurdu. En çok anlatılan becerilerinden biri, iş felsefesinin temeli olarak gerçeklerde ve rakamlarda ısrar etmesiydi. İçeriden gelen bilginin önemini biliyordu ve bunu almak için her yolu kullanabilirdi. Sonra da bir ‘sfenks’ gibi bu bilginin kesin gizliliğinden emin olurdu. Baskı altındaki sakinliği ile kriz anlarında olumsuzlukları koza çevirme konusundaki taktiksel becerisi ve her fırsat dalgasını değerlendirmesi ile efsaneviydi.

 

Karizmatik bir ruhani lider ve vizyoner Swami Vivekananda, 1893’te Chicago’yu ziyaret ederken Rockefeller ile tanıştı. Ruhani aydınlanmanın Hindu öğreticisi ve evrensellik felsefesi Rockefeller’ın filantropi algısını geliştirdi ve kendisini, servetini dünyayla paylaşmak için bir kanal olarak görmeye başladı.

 

Birkaç yıl sonra, emekli oldu ve ilgisinin çoğunu sosyal iyileşme ve gelişmeye adadı. Rockefeller, sonradan dünya çapında bilinen Chicago Üniversitesi olacak olan, paraya ihtiyacı olan ufak bir üniversiteye 80 milyon dolar bağışladı. Hedef filantropik eylemleri, Rockefellar Vakfı’ını kurulmasıyla eğitim desteği, tıbbi araştırma ve dünya çapında hastalıklarla mücadele etrafında döndü.

 

Eğer John D. Rockefeller şu anda hayatımıza ışınlanabilseydi, kusursuz giyimiyle ortaya çıkar ve… muhtemelen biraz bozuk para verirdi. Bu onun sevilen bir özelliğiydi ve bunlardan oldukça fazlasını yürüyüş yaparken gördüğü gençlere, golf oynarken arkadaşlarına veya akşam yemeğinde güzel bir hikaye paylaşanlara vermiştir. Onun imzası haline gelen bakışıyla bakar ve derdi ki:

 

  • “Herhangi bir çeşit başarı için sebat kadar yaşamsal olan başka bir özellik olduğunu düşünmüyorum. Neredeyse her şeyi, hatta doğayı bile yener.”
  • “Başarının sırrı, sıradan şeyleri sıra dışı derecede iyi yapmaktır.”

Ve şunu asla unutmayın: “Mutluluğun yolu iki basit prensipten geçer: İlgi alanınıza giren ve iyi yaptığınız şeyi bulun ve bulduğunuzda tüm ruhunuzu ona adayın – enerjinizin, azminizin ve sahip olduğunuz doğal yeteneğin her zerresini.

 

Bu makale virgin.com’da Anastasia Haralabidou tarafından 2015’te yayınlanan yazıdan çevrilmiştir. 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here