Genç Girişimcilerin Karşılaşacağı 4 Zorluk

0
289

‘Kaç yaşındaydın?’ diye sordu şüpheci, orta yaşlı CPA, 80lerden kalma kemik gözlüğünün arkasından sesimin toyluğu yüzünden pis pis bakarak.

Yaşının getirmiş olduğu şüpheciliğe şaşırarak, ‘24’ dedim. ‘Bu bir problem mi ?’

Mırıldanarak, ‘Şirket yönetmek için küçük bir yaş…’ dedi.

Genç girişimciler: kendileri ve başkaları için fırsatlar yaratmaya kendini adamış gözleri pırıl pırıl parlayan hevesli insanlar.

Hırslı mıyız ? Evet.

Kendimizi bu işe adadık mı ? Kesinlikle.

Biraz delirmiş miyiz ? Tartışılır..  Kendi işimizin patronu olmaya giden yolculuğumuzda yaşımızdan kaynaklanan zorluklarla karşılaşıyor muyuz ? Evet !

 

İşte genç girişimcilerin karşılaştığı dört yaygın zorluk, ve bunların üstesinden gelmeye yarayacak ‘siper’ niteliğinde öneriler..

 

  1. Çevre ve Kaynak Sınırlılığı

 

İlk ‘gerçek’ işime lisansüstü eğitimim sırasında başladım. Sahip olduğum tek şey  400 $ limitli  Visa kartım ve dondurma ya da ucuz Çin yemeği yerken birlikte ortaklık planı yaptığımız birkaç meteliksiz okul arkadaşımdı. Kısacası başlangıç kaynaklarım, para ve çevre bakımından inanılmaz kısıtlıydı. Temel sermaye için muazzam bir yaratıcılık ve aşamalı bir gelişim gerekliydi.

 

Kariyerimin başlangıcından iki yıl sonra, yaşça daha büyük birkaç girişimciyle birlikte piyasaya bir teknolojik ürün sunma fırsatı elime geçti. İlk sermaye bulma denememizde, daha fazla deneyimi olan ortaklarımın tanıdıklarına ulaşmalarının hedeflerimize bizi ne kadar yaklaştırdığını görmek beni çok etkilemişti.

 

Yılların verdiği sektör tecrübesi, kurumsal iş, ve on yıllık çevreleriyle ortaklarım, kilit insanlara bir e-posta atıp yatırımcılar, muhtemel iş alımları, ulusal medya olanakları vb. İle ilgili bilgi alabiliyorlardı.  Kısa zamanda anahtar kişileri tanımanın ve kısıtlı kaynakların aktarımının değerini anladım.

 

Genç bir girişimci olarak, çevre ve sermaye konularında kısıtlı imkanlarla başlamanız gerekebilir, ancak cesaretinizin kırılmasına izin vermeyin. Birçok büyük şirket bu tip koşullardan çıkmıştır. Google kurucuları Larry Page ve Sergey Brin çalışmalarına 1998’de başka birinin garajında başladılar. Walt Disney iflasını ilan etmek zorunda kalmıştı, ve sosyal ağ servisi/ haber sitesi Reddit bir yurt odasında geliştirildi. Elbette kısıtlı çevre ve kaynakla bir iş kurduğunuzda birdenbire manşet olmanız zor olabilir, ancak imkansız değil. Olduğunuz yerden, sahip olduğunuz kadarıyla başlayın.

 

  1. Sizi Ciddiye Alan Kişi Sayısı Azdır

 

Şirket lideri olarak, ciddi bir sorumluluk altındasınız. Bu yük, iddialarınıza süreklilik ve güvenilirlik bakımından şüpheyle bakan tecrübeli profesyonellere karşı yaşayacağınız şaşkınlıkla daha da zor hale gelir.

 

Söz gelimi, kendimi kurucu olarak isimlendirdiğimde, aralarında şunların da bulunduğu eleştiriler aldım: ‘Haberiniz yok mu? İşsizliğin yeni adı girişimcilik olmuş!’ ya da ‘Bu ‘hobi’yi başkasının finanse ettiğine eminim’ . Şunu bile duydum: ‘Bu işi tek başına kurmuş olamaz, iş kurmak yıllar sürer..’

 

Genç bir girişimciyseniz şirketinizi savunmak zor olabilir, özellikle de hırsla kovaladığınız şeylerin şaka malzemesi olduğunu gördükçe. Bir yandan, keşke memnuniyetsiz kişileri destek olmaya teşvik edecek kesin bir yöntem olsaydı, diye düşünüyor olsam da, bu sektörde ciddiye alınabilmek için zaman ve sonuç almak gerekli olabiliyor. Tavsiyem: Yaş ayrımcılığının  girişimcilik hayallerinizin önüne geçmesine izin vermeyin. Yeteneklerinize ve hırsınıza güvenin.

 

  1. Acemi Çaylaksınızdır

 

Genç girişimcilerin en büyük özelliği saflıktır. Ne kadar zeki olursanız olun, okulda hangi başarılara imza atmış olursanız olun, gerçek hayat tecrübesi paha biçilemezdir.

 

Doğru düzgün ilk yönetim tecrübemi, ilk işimi kurduğumda yaşadım. Başarılı bir işletme öğrencisi olarak, iki haftamı işletme teorileri okuduktan sonra kendimi her şeyi, herkesi yönetebilecek gibi hissediyordum. Ne büyük saflık !

 

Craigslist ilanlarıyla oluşturulmuş bir işçi grubunu birkaç saat yönettikten sonra bu işin sandığım kadar kolay olmadığını anladım. Bu tecrübe birden fazla açıdan masraflı ve küçük düşürücü olsa da saflıkla mücadele etmenin en iyi yolunun tecrübe olduğunu gösterdi – yalnızca zeka yetmezdi.

 

  1. Toplumsal Dışlanma Can Yakabilir

 

Kârlı bir iş kurmak bir insanın omuzlayabileceği en büyük sorumluluklardan biridir. Fikir, ilham ve dikkatli uygulama gerektirir, ve özel hayatınıza çok az vakit kalır. Aileniz ve arkadaşlarınız çoğunlukla işinizi ‘anlamaz’ ya da paraya çevirmeye kararlı olduğunuz bu imkansız ‘takıntınıza’ anlam veremezler.

 

Girişimcilik, dışarıdan bakıldığında yabancı bil dil gibidir. Başlarda toplumdan soyutlanmanıza neden olan bir macera olabilir. Bu yollardan hepimiz geçtik..  her dakikamızı korkusuzca bu tutkuya adayıp sonunda ‘normal’ toplumun bir üyesi olmakla övünen insanlar tarafından reddedilmiş ve yalnız olduğumuzu farkettik.

 

Endişelenmeyin. Girişimcilik yalnız olmanızı gerektirmez, ve normallik abartılmış bir olgudur. Başlangıç evresindeki bir girişimci olarak karamsar duygulara kapılıyorsanız, kendiniz gibi diğer girişimciler ve genç profesyonellerle tanışmayı önceliğiniz haline getirin. Sosyal ihtiyaçlarını gidermek için çoğu insan 9-5 işlere bel bağlıyor olsa da, sizi ve tutkunuzu destekleyecek benzer zihniyette akranlarınızdan oluşan bir çevre edinmeye çalışın.

 

Sonuç

 

Genç bir girişimci olmak kolay değildir. Ancak yaşınızla ilgili sıkıntıların kendi işinizin patronu olmaya giden yolunuza taş koymasına izin vermeyin. Karşınıza çıkan zorlukları sabır ve şevkle yenmek için mücadele edin. Bence bu konuda en iyi yorumu Winston Churchill şu sözüyle yapmıştır: ‘Devamlı gayret- kuvvet veya zeka değil – potansiyelimizin kilidini açan anahtardır.’ ‘Devamlı gayrete’ yoğunlaşın, işletmenizin büyüyüşünü göreceksiniz.

 

Bu makale yfsmagazine.com’da Hannah Becker tarafından 22 Nisan 2015’te yayınlanan yazıdan çevrilmiştir.

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here