Genç profesyonellerin neden şimdiye odaklanması gerekiyor?

0
120

Pek çok genç profesyonelin sevmediği veya duymak istemediği bir cümle: Ne istiyoruz? Anında memnuniyet istiyoruz. Hızlı sonuçlar istiyoruz. Neticede bu zihniyetin sorumluluğunu almak zorunda olsak da, teknolojideki gelişmelerin zihnimizin bu şekilde biçimlenmesinde büyük pay sahibi olduğu inkar edilemez.

 

tumblr_lp4j6aqLxy1qlij3co1_400_large

 

Problem

 

Bu acillik zihniyeti çoğumuzun kariyerlerimizin erken aşamasında sonuç alamadığı için stres yapmasına ve bıkmasına sebep oluyor. Bu da bizi seçtiğimiz kariyer yolunun doğru yol olup olmadığını düşünmeye ve gerçekten bize en uygun yol olup olmadığı üzerine kafa yormaya itebilir. Milenyum jenerasyonlarının her 2,6 yılda bir iş değiştirdiği göz önüne alınırsa bu sorunun cevabı hayır, kesinlikle bize en uygun yol değil. Dolayısıyla bir sonraki işe geçiyoruz.

 

Ne de olsa dışarıdan işler daha güzel gözüküyor değil mi?

 

Her zaman değil.

 

İşte burada bir sonraki problem yatıyor.

 

Genç profesyoneller yirmili yaşlarının sonuna geldiğinde pek çoğu hala “kendilerini bulmaya”, “tutkularını bulmaya” çalışıyorlar. Bu olduğunda bu sefer tamamen farklı bir boyutta stres ve bıkkınlıkla karşılaşıyorlar. Sebebi de şu:

 

Gerçekler, akıllarındaki kariyerlerinin şu anda ne durumda olması gerektiği fikri ile örtüşmüyor. Şunu göz önünde bulundurun ki tüm bunlar bir acillik zihniyetine sahip olmakla başladı.

 

Bu zihniyete göre eğer hemen sonuçlar alamazsanız muhtemelen şansınızı bir başka kariyerde denemelisiniz. Bu zihniyet sizi “içinde bulunduğunuz ana” odaklanmanız gerekirken geleceğe odaklanmaya zorluyor. Ve bu odak eksikliği pek çok genç profesyonelin yirmili yaşlarında hedefsiz bir şekilde işten işe atlamasına sebep oluyor. Çünkü akıllarında açık bir amaç veya nihai bir sonuç bulunmuyor.

 

Fırsat

 

Çoğu kişi acillik zihniyetinin kendileri farkında bile olmadan kariyerlerinin kontrolünü ele geçirmesine izin veriyor.

 

İyi haber ise.. Bu yazıyı okuduğunuz için artık onlardan biri olmayacaksınız. Bunun yerine bu zihniyeti nasıl avantajınıza çevirebileceğinizi öğreneceksiniz. Aşağıdaki hikaye bunun gerçekleşmesi için temel oluşturmanızı sağlayacak.

 

Çin’de eşi benzeri bulunmayan bir ağaç çeşidi bulunuyor. Çoğu ağaç toprak üzerinde yıllar içinde düzenli bir şekilde büyürken bu Çin bambu ağaçları beşinci yıllarına kadar toprak üzerine çıkmıyorlar. İlk dört yıl boyunca (1460 gün) bu ağaçlar ile her gün düzenli olarak ilgilenilmesi gerekiyor. Bunun sebebi de bu süre içinde ağacın yer altında karmaşık bir kök sistemi geliştirmesi. Beşinci yılda ise olağanüstü bir şey gerçekleşiyor. Ağaç sadece toprak üzerine çıkmakla kalmıyor aynı zamanda 5 hafta gibi kısa bir süre içinde 25-27 metre yüksekliğe erişebiliyor.

 

Bu hikaye hayatımızın herhangi bir dönemi için çok güçlü bir metafor olabileceği gibi aynı zamanda genç profesyoneller için önemli bir ders veriyor. Bu ders de şu değer entegrasyonu: gayret ve inancın birleşimi. Bu değerleri acillik zihniyetine entegre ettiğimizde kendimize büyüme ve başarı için en iyi şansı tanımış oluyoruz. Sebebi de bunun bize “şimdi”ye odaklanmamızı sağlayacak disiplini getirmesi.

 

Tam şu an, içinde bulunduğunuz anda yaptığınız şey geleceğinizin kalitesini belirleyecek. Aynı bir bambu ağacı gibi, kariyerimizin erken aşamalarında karmaşık bir kök sistemi inşa etmek için gayret etmeliyiz. Bu sıkı çalışmalarımızın büyüme ve başarı patlamasını getireceğine inanmalıyız. O günün ne zaman geleceğini bilmesek de bu yaklaşımı izleyerek o günün daha erken gelmesi ihtimalini yükseltebiliriz.

 

Neticede sonuçların ne zaman geleceği tahminleri hakkında endişelenmek onlara ulaşmakta bize fayda sağlayacak mı?

 

Elbette hayır. Bilakis daha fazla strese ve bunalıma sebep olacak. Odağımızı kontrol edebileceğimiz şeylerden alıp (bugün aldığımız aksiyonlar) tamamen kontrolümüz dışında olan bir şeye verecek (sonuçlarımızın zamanlaması).

 

Gerçekten mutlu olmak ve en üst seviyede verimli olmak için “tutkusunu bulmak” gerektiğini düşünenlere Mark Cuban’ın yazısını okumalarını ve tavsiyelerini dinlemelerini öneriyorum:

 

1. Bir şey üzerinde çok çalışırsanız o şeyde uzman hale gelirsiniz.

2. Bir şey üzerinde uzman hale gelirseniz o şeyden daha fazla zevk alırsınız.

3. Bir şeyi yapmaktan hoşlandığınızda ona daha çok tutku duyma olasılığınız vardır.

4. Bir şeyde uzman olduğunuzda, tutkulu olduğunuzda ve daha çok çalışıp o şeyde en iyi olduğunuzda ise güzel şeyler olur.

 

Aksiyon zamanı

 

Bu tavsiyeler kariyerinize uygulamak için çok kıymetli gözükseler de, yapması söylemesinden daha zor değil mi? Dolayısıyla bu yazıyı acillik zihniyetini avantajıma kullanmamı sağlayan birkaç strateji ile bitireceğim. Umarım sizin için de aynı işe yararlar.

 

Anlamlı Sonuç (hedef)

 

YoungPro Elite bana her gün genç profesyonellerle konuşma fırsatı veriyor. Onlara genellikle sorduğum sorulardan bir tanesi yıl içinde en büyük önceliklerinin ne olduğu oluyor. Her 10 kişiden 8’i bu soruyu cevaplamakta sıkıntı çekiyor. Bunun sebebi de elde etmek istedikleri sonuçları tanımlamaya zaman ayırmamış olmaları.

 

Nihai amacınızın ne olduğunu belirleyerek kendinize bir hedef vermiş olursunuz. Odaklanacak bir şeyiniz olur, bu da size bir amaç verir. Ve anlamlı bir sonuca sahip olduğunuzda “içinde bulunduğunuz ana” odaklanma beceriniz artar.

 

Modelleme

 

Genç profesyoneller anında memnuniyet ve sonuçlar istedikleri için bu stratejinin hemen değerlendirilmesi gerekiyor. Modelleme, daha önceden sizin yapmak istediğiniz şeyi yapmış birini bulup onun stratejisini “modelleme” veya çoğaltma konseptidir. “Strateji modelleme” derken şunu kastediyorum:

 

1. Sonucun peşindeyken içinde bulundukları psikoloji (düşünceler, haller, ilişkilendirmeler, zihniyet vb.)

2. Yararlandıkları araçlar, kaynaklar ve kişi ağları

3. Ulaşmak istedikleri hedefe doğru attıkları adımlar, işlemler ve/veya stratejiler

4. Zor zamanların üstesinden gelmek için geliştirdikleri alışkanlıklar.

 

Özendiğiniz kişileri modellediğiniz zaman o kişilerin öğrenmek için yıllarını harcadığı şeyleri alıp, o bilgileri ve deneyimleri sıkıştırarak sadece günler içerisinde yararınıza kullanabilir hale geleceksiniz.

 

Tek bir beceri

 

İşte kariyerinizin gidişatını değiştirebilecek bir soru: Kariyerinizdeki en büyük etkiyi yapacak, üzerinde uzmanlaşabileceğiniz tek bir beceri nedir?

 

Bu becerinin ne olduğuna karar verdiğinizde her gün en az bir saatinizi onu çalışmaya ve geliştirmeye harcayın. Şu anki işiniz, içinde bulunduğunuz sektör ne olursa olsun, eğer her zaman ihtiyaç duyulacak bir beceride uzmanlaşırsanız çok az kişinin sahip olacağı fırsatlarla karşılaşırsınız.

 

Katkı

 

Her gün kendinize iş arkadaşlarınızın, patronlarınızın, müşterilerinizin hayatında nasıl en büyük etkiyi yapabileceğinizi sorun. Diğerlerine hizmet etmek için bugün ne yapabileceğinize odaklandığınızda bugün veya gelecek ile ilgili tüm olumsuz sorular aklınızdan gidecektir. Bununla beraber katkı seviyenizi yükselterek aynı zamanda kişisel değerinizi de arttıracaksınız. Diğerleri için daha önemli hale geldiğinizde fırsatlar size doğru akmaya başlayacak.

 

Kendinizi vermek

 

İş günlerinin tüm sorumlulukları yüzünden, tam olarak kendinizi vermeden görevden göreve atlamaya başlamak kolaydır. Dolayısıyla gün içerisinde kendinize şu soruyu sorduğunuzdan emin olun:1’den 10’a kadar puan verirsem, ne kadar kendimi veriyorum?

 

Çok basit bir soru olsa da, sorması önemli bir sorudur. Bunun sebebi de: eğer biriyle görüşecekseniz veya bir şey tamamlamanız gerekiyorsa, o anda tam olarak orada değilseniz sadece kendinize zarar verirsiniz. Ne de olsa eğer yoğun takviminizden bir şeyi yapmak için zaman ayırıyorsanız o zamanı yeteneklerinizin el verdiği en iyi şekilde de ayırabilirsiniz değil mi? Bunu yapmanın tek yolu da o an bulunduğunuz ana tam olarak odaklanmaktır.

 

Riskler

 

Dönüp kariyerimde geriye baktığım zaman görüyorum ki, en değerli deneyimlerimi en büyük riskleri aldığım zamanlarda edinmişim. Bu risklerin pek çoğunun sonunda başarısızlık veya reddedilme olsa da (hiçbir zaman iyi bir şey değildir) genç yaşta inanılmaz derecede gelişmemden ve deneyim kazanmamdan sorumlulardı.

 

Yani güvenli bölgenizden çıkın ve risk alın. Bu riskler sadece beyninize çözülmesi gereken zorluklar verip ana odaklanmanızı sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda kariyerinizde en çok bu gibi zamanlarda gelişecek ve tatmin duyacaksınız.

 

Kararınız

 

Eğer bu yazıyı kıymetli bulduysanız, yukarıdaki stratejilerden birine hemen başlamanızı isteyeceğim. Bunun sebebi de bu makalenin kendinize “Bu gerçekten bana kariyerimde yardımcı olabilir. Buna sonra kesinlikle döneceğim” diyerek daha sonra hiç dönmediğiniz makalelerden olmasını istemiyorum. Buraya kadar gelebildiğinize göre bu stratejilerin size katabileceği deneyim ve faydaları kendinize borçlusunuz.

 

Hadi yapın!

 

Sıkı çalışmamız ve sebatımızın hiçbir zaman başarıya ulaşmayacağını düşündüğümüz an, başarıya ulaşacağına inanmamız gereken andır.

 

Bu makale  Blake Cavignac’ın  27 Aralık 2014 tarihinde under30ceo.com’da yayınlanan yazısından çevrilmiştir.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here