Girişimci mi, O da Ne?

0
118

Türk Dil Kurumunun internet sitesinde bulunan tanıma göre emek, sermaye ve doğayı bir araya getirerek üretim sürecini bir üretim faktörü olarak tasarlayan, örgütleyen ve onun tüm riskini üstlenen kişi olarak karşımıza çıkan bu terim, açıkçası Girişimcilik Vakfı’ndan önceki Can Orman için pek bir özel anlam ifade etmiyordu diyebilirim.

GirVak’ın bendeki önemi nedir?

Biraz önce de belirttiğim gibi Girişimcilik Vakfı’na girmeden önce benim için çok yeni bir kavram olan ‘Girişimcilik’ kavramı vakfa girmemden hemen sonra hayatımın bir parçası olduğunu söylesem yanılmam sanırım. Vakfımızda bulunan 30 farklı üniversiteden 80 kişinin oluşturduğu çok sesli flarmoni orkestramızdan çıkan düşünceler, proje fikirleri, bugüne kadar yaptıklarımız, herkesin özgün olan hayata bakış açıları geri de bıraktığımız şu kısa zaman diliminde bile benim vizyonuma ve misyonuma muazzam bir katkı sağladı diyebilirim. Kısacası GirVak gerçekten de benim hayatımın için dönüm noktası olduğu kanaatindeyim.

Aynı tas aynı hamam?!

Madem konu girişimcilik çok dağıtmadan cevaplamak istiyorum. Dediğim gibi vakıf öncesi kafamda oturmuş sağlam bir tanım yoktu. Daha ilk toplantımızda Sevgili Mehru Hanım’da belirtmişti zaten aklınızda dönüp dolaşan bazı soruların cevaplarını zamanla kendiniz bulacaksınız diye peki geçen yaklaşık beş ay içinde Muhittin Can Orman’ın kafasında dolaşan sorular cevabını buldu mu acaba… Yazıdan da anlayabilceğimiz gibi en büyük sorum girişimci neydi ve kime denirdi? sorularına cevap aramaktı. Geçen zaman içinde ki kafamda bulunan şablonu sizinle de paylaşmak isterim.

 

Geçen süre zarfında gördüm: Girişimci demek sadece yeni pazar arayan, yeni ürün üretilen, piyasaya sunulan bir alan olmadığını; inovasyon, verimlilik, süreç iyileşme, sistem iyileştirmelerin bir parçası olarak düşünülmesi gerektiğini, girişimciliğin insanı her zaman canlı kalmasını ve yeni şeyler yapmaya, öğrenmeye  tetikleyen ve aslında değişmeyen tek şey değişimin kendisidir felsefesini oluşturan unsurlardan biri olduğunu deneyimleme fırsatına eriştim.

 

Bu sebepten olsa gerek kurumsal hayatta da firmaların olmazsa olmazlarından biri hale gelmesi gerektiğine ve bunu sürekli destekleyen insanlar oldukça o şirketin başarısını ve sürdürebilir büyümesin de artacağı kanısına vardım diyebilirim. İmalat sanayisindeki yüksek teknolojinin payını (%3.7) düşündüğümüzde aslında ne kadar da girişimciliğe ihtiyacımız olduğuna ne kadar inovatif katma değeri yüksek şeyler üretmemiz gerektiğine orta gelir tuzağına düşmemek için önem vermemi gerektiğini görürüz. Ancak bu durumun farkında olmak artık ne yazık ki günümüz koşullarında pek yeterli değil. Hareket halindeki treni kaçırmamak için bir şeyler yapmamız şart bu sebeple içimizde ki gerçek gücü çıkartmak ve ülkemizi ileriye taşımak için herkes taşın altına elini koymalı, sorumluklarının bilincine varmalıdır.

 

Muhittin Can Orman
Twitter-icon linkedin-icon

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here