Girişimciliği Daha Eğlenceli Hale Getirmenin 3 Yolu

0
88

Yeni yıl girişimcilik maceranızda yeni bir sayfa açmak için muhteşem bir fırsat; bu fırsatı geçen yıl yaptıklarınızın aynısını, bu sefer daha iyi yaparak değerlendirebilirsiniz. Her macera gibi, girişimcilik maceranızda da büyük ihtimalle sıkıntı ve zorluklardan payınızı aldınız, ancak umuyoruz ki gurur duyabileceğiniz başarılarınız da bolca olmuştur.

 

Çok sayıda girişimci ile konuşuyorum ve genç girişimcilerin çoğunda bulunmadığını fark ettiğim ortak bir beceri var: Günlük çalışma rutinlerine eğlence katabilmek. Bana göre, bu özellik girişimciler için büyük önem taşır; çünkü girişimcilik yüksek oranda stres ve hüsran getiren bir iştir.

 

İşler kurucu açısından iyi gidiyorken dahi (yani çalışıyor, bir sonraki adımı düşünüyor, önemli anlaşmalar yapıyor, insanları ve pazarlamayı yönetiyorsunuz, vs.) sizi dengede tutan ve ruh sağlığınızı koruyan temel ögeleri unutmanız mümkündür.

 

Eğlenmenin önemi sıklıkla girişimciler tarafından azımsanır; sıkı bir şekilde finallerine hazırlanan üniversite öğrencilerinin yemek yemeyi unutmasına benzetilen bir düşüncedir. Bu nedenle önümüzdeki yılda, zamanınızın bir kısmını bir girişimci olarak eğlenmeye ayırın.

 

İşte başlamanın yolları:

 

  1. İşleri Yapma Şeklinizi Değiştirin

 

Sektörünüzde beş yıldan uzun bir süredir bulunuyorsanız, işlerin nasıl yürüdüğünü biliyorsunuzdur. Yine de, işleri diğerlerinin yaptığı ile birebir biçimde yapmanın mantığı ne?

 

Bir yöntem diğerlerinin işine yarıyor diye, sizin işinize yaraması gerekmiyor. Hayal gücü kaslarınızı esnetin ve yöntemlerinizi değiştirin, şirketinizi farklı şekillerde tanıtın, şirketinizin yaptığı her şeye farklı alternatifler bulun ve bunların işinize daha çok yarayıp yaramayacağına bakın.

 

Richard Branson, Joy Mangano, Elon Musk, Oprah Winfrey ve Steve Jobs kendi alanlarında çığır açan muhteşem girişimcilerin yalnızca birkaç tanesi. Bu kişiler risk alarak dikkat çekti, farklı yöntemler kullanarak başarılı oldular.

 

Virgin Grubu kurucusu Sir Richard Branson, iş hayatında eğlencenin ne denli önemli olduğunun büyük bir örneği. Markasını macera aşkıyla birleştirmeyi başarıyor. Branson şöyle diyor, ”Virgin olarak biz her zaman, işinizi iyi yapar ve eğlenmenize bakarsanız başarının kendiliğinden geleceğine inandık.”

 

  1. Meşgul Olmaktan Vazgeçin

 

Kaç defa kendinizi, yeni bir deneyim için vaktiniz olmadığını söylerken ya da potansiyel bir projeyi tartışmaya vakit bulamazken buldunuz? Gününüz tamamen dolu ise, çok büyük ihtimalle verimli olmaya değil, meşgul olmaya fazlasıyla odaklanmış durumdasınız.

 

Sıklıkla, girişimciler o kadar da önemli olmayan ve vakit alan, ofis dekorasyonu gibi işlere koşturma saçmalığına o kadar kendilerini kaptırırlar ki, çevre edinme ya da işbirliği yapma (işlerini büyütecek aktiviteler) fırsatlarını teperler.

 

Facebook kurucusu Mark Zuckerberg zamandan tasarruf ettiren “aynı giyinme” rutiniyle bilinir. Üniforma yaklaşımı günde yalnızca birkaç dakika kazandırıyor olabilir, ancak bu şekilde (fotokopi çekerek, Facebook’a bakarak, epostalara cevap yazarak, vs.) harcanan dakikaları topladığınızda, daha eğlenceli ve verimli iş aktivitelerine daha fazla zaman sağlayacağını göreceksiniz.

 

  1. Gevşemeyi Öğrenin

 

Bir şirket sahibi olduğunuzda çevrenizde bulunan, arkadaşlarınız ve aileniz gibi insanları zaman zaman unutmanız kolaydır. Ancak bu bir hatadır. Bu insanlar sizin destekçileriniz.

 

Size zor zamanlarınızda yardımcı olmak ve başarınızı kutlamak için varlar. Girişimci olarak eğlenebilmek ofis dışında sağlıklı bir sosyal hayatınız varken daha kolaydır.

 

Ofiste geçireceğiniz zamanı nasıl planlıyorsanız, kişisel vaktinizi de planlayın. Örneğin, gelecek ay arkadaşınızla kayak yapma planı yapın, en sevdiğiniz iş arkadaşınızla bir kahve için, eşinizle spor salonuna gidin, vesaire. Günlük rutinlerinizin monotonluğunu kırın ve esnek çalışma, günlere göre değişken saatlerde çalışma prensibini kucaklayın.

 

İşgünü içerisinde öğle yemeği için arkadaşlarınızla buluşun. Ağır bir günde epostalarınızı civardaki bir kafede okuyun. En önemlisi de, eğlenmenize bakın!

 

Bu makale yfsmagazine.com’da Sergio Zammit tarafından  2015’te yayınlanan yazıdan çevrilmiştir. 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here