Girişimler ve Paylaşım Ekonomisinin Yükselişi

0
304

P2P borçlar, mikrofinans, kitle kaynaklı çalışma ve kitle fonlama birer moda sözcük olmaktan fazlası—hatta geleceğin ekonomisinin ta kendisidir. Bunlar paylaşım ekonomisiyle, “bireylerin başka biri tarafından sahip olunan varlıkları ödünç alıp verebildikleri ekonomik model (Investopedia)” bağlantılı iş terimleridir.

 

Teknoloji ve yenilikçi fikirlerin kullanımıyla girişimler toplumsal tüketimin parçası olmuşlardır. Paylaşım ekonomisi cep telefonları, sosyal medya ve Paypal’dan—insanlar her zaman maliyetten kısmaya çalışmışlardır—çok daha önce vardı, fakat teknoloji ve yenilikçi fikirlerin birleşimi paylaşımcı ekonominin tekrardan canlanmasına sebep oldu.

 

İşbirlikçi Tüketim

Günümüzde emeğin, becerilerin ve malların paylaşımı, kiralanması ve değiş tokuşu her zamankinden çok daha kolay hale gelmiştir. Paylaşım ekonomisinin iş modelleri çok daha hızlı olarak büyümekte, anlık arka plan kontrolleri, yaygın sosyal medya profilleri ve kullanıcı yorumlarıyla desteklenmektedir.

 

Pazar verileri firması VB Profiles’a göre paylaşım ekonomisinde 17 tane milyar dolarlık şirket bulunmaktadır ve bunların bazıları birer deve dönüşen girişimlerden Ebay, Etsy ve Uber’dir. Bu işbirlikçi tüketim modeli etkileyicidir ve açıkçası uzunca süre kaybolacak gibi görünmemektedir.

 

Daha da iyisi bu potansiyel, iş aramanın da ötesine geçmektedir. Aynı zamanda azaltılmış çevresel etki ve sosyal yardımların da gerçekleşmesine ön ayak olmaktadır. Kaynakların paylaşım ekonomisinin katılımcıları arasında bölünmesi sebebiyle çok daha az kaynak üretim ve tüketim sırasında israf edilmiş olmaktadır. Paylaşım ekonomisi verimsizliği ortadan kaldırır ve kullanımı maksimize eder—kullanımın içeriği vakit veya somut varlıklar olabilir—bu da israfın önüne geçilmesine ve kaynak bölüşümünün iyileştirilmesine yardımcı olur.

 

Yeni nesil iş dünyası liderleri sosyal yardımlar ve işi bir araya getirmek için eşi benzeri görülmedik bir potansiyele sahipler. Paylaşım ekonomisi israfı azaltıp malların faydasını arttırarak sürdürülebilir tüketimin yolunu açmakta ve kamu vicdanını teşvik etmektedir. Peki ama ilişkilerinizi kendi hayatınızı veya diğer insanların hayatını daha iyi hale getirmek için nasıl kullanırsınız?

 

Paylaşım Ekonomisinde Yer Edinmek

Uber muhtemelen en bilinen paylaşım ekonomisi girişimidir fakat yalnız değildir. Lyft, Sidecar ve RelayRides’ta boşta olan araçların farklı amaçlarla değerlendirilmesi için ortaya çıkan girişimlerdir. Fon, ev Wi-Fi ağınızı paylaşmaya ve bunun karşılığında ağını paylaşan diğer kullanıcılardan faydalanmanıza olanak sağlar. DogVacay köpeklerinizi diğer hayvan severlere emanet edebildiğiniz bir girişimdir. TaskRabbit bir çevrimiçi ve mobil pazaryeridir ve yapılması gereken fakat vaktiniz ya da bilginiz olmadığı işleri çevrenizdeki insanlara küçük işler halinde dağıtabileceğiniz bir girişimdir. Airbnb insanlara zengin yeni gezi yerleri ve konaklamalar bulabilmeleri için yardımcı olmaktadır.

 

Paylaşım ekonomisindeki bu başarılı girişim hikayelerinin anahtarı aşinalıktır; arkadaşlarımız ve ailemizle yaşadığımız geleneklerden kök almaktadırlar. Eğer aracınız yoksa bir arkadaşınız sizi havaalanına kadar geçirir veya sizi havaalanından alır. Florida’da yaşayan kız kardeşiniz tatile çıktığında sizi kendi dairesinde kalmaya davet edebilir.

 

Birinin köpeğinize bakmasını istediğinizde, Bob’u arayabilirsiniz çünkü Bob köpekleri sever. Wi-Fi’ınız bozulduğunda biraz komşunuzun bağlantısından faydalanmak isteyebilirsiniz.

 

En başarılı paylaşım ekonomisi girişimleri hayatımız boyunca arkadaşlarımız veya ailemizle paylaştığımız bu davranışlar üzerine kuruludur. Tek fark, arkadaşlarınızla bu hizmetler karşılığında iyilikler yaparak ödeşirken, girişimler aracılığıyla servislerin bedelini nakit olarak ödersiniz.

 

 

Paylaşım Ekonomisini Kendi İşinize Uygulamak

Paylaşım ekonomisi momentum kazandıkça iş liderleri, tüketicilerin sağlayıcılarıyla daha faydalı ve direkt ilişki aradıklarını anlamalıdır. Teknoloji bu ilişkileri sağlayabileceğini kanıtlamıştır, bu sebeple değer katmanın önemi artmıştır.

 

Tüketicilerin servisinizi kullanmasını kolaylaştırın fakat kontrol etmeyin. Onların fikirlerini, düşüncelerini ve fiziksel eşyalarını birbirleriyle değişebilecekleri bir platform verin. Bu onların platformu; sizin göreviniz sadece bunu sağlamak.

 

Paylaşım ekonomisinin potansiyeli sınırsızdır fakat sonsuza kadar devam edeceğini düşünmek ne kadar gerçekçilik olur? İş modelinize bunu uygulamak şu an için iyi bir fikir olarak görülebilir fakat işletmeniz bu modele giderek daha da çok uydukça, tüketici tereddütlerini de kontrol etmeniz gerekmektedir.

 

Paylaşım Ekonomisinin Geleceği

Paylaşım ekonomisi girişimlerinin iki genel kategorisi vardır: varlık paylaşımı ve zaman ya da emek paylaşımı. Airbnb ve Fon gibi varlık paylaşımı hizmetleri muhtemelen gelecekte de olacaktır. Bu platformlar üyelerin varlıklarını değerlendirerek varlıklarını başkalarına kiralamasıyla varlıklarının değerini maksimize etmesine yardımcı olma şansı tanımaktadır. Bu durum değeri belirleyenin pazar olması sebebiyle iki tarafında durumdan kazançlı çıkmasına yardımcı olmaktadır.

 

Uber, Mechanical Turk ve TaskRabbit gibi emek paylaşım hizmetlerinin geleceği ise daha az kesin. Uber ve şoförlerinin taksilerden çok daha iyi bir deneyim sunduğuna ve şoförlerin varlıklarının değerini maksimize ettiğine şüphe yok. Fakat bu hizmetlerin sosyal etkileri konusunda haklı kaygılar var.

 

Eski Çalışma Bakanlığı Sekreteri Robert Reich, bu konu hakkında sağlam noktalara parmak basıyor – kalıcı, fazlasıyla boyun eğen çalışan sınıfı mı oluşturuyoruz? Bu hızlıca gelişen gelişmelerin dünya üzerindeki etkilerini tekrardan dikkatlice gözden geçirmeliyiz.

Yeni ekle

Paylaşım ekonomisi hakkında temel şey ise onun halk sayesinde işliyor olmasıdır. İşletme sahipleri maliyeti düşük tutup somut bir değer sağlarken ve müşteri şikayetlerini hızlıca çözerken toplumlar kuralları ve politikaları yönlendirmelidir. İyi yönetin ve böylece paylaşım ekonomisiyle beraber büyüyeceksiniz.

 

 

Bu makale yfsmagazine.com’da Daniel Evans tarafından 2015’te yayınlanan yazıdan çevrilmiştir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here