İşimi Kurduktan 5 Yıl Sonra Neler Öğrendim?

0
202

Medya iyi bir fikirle köşeyi dönen başarılı girişimcilik hikayelerine bayılır. Girişimciler ise diğer şirketlerin başarısını görerek tıpkı Facebook ya da Uber gibi kendi fikir veya iş konseptlerinin de böyle bir başarı hikayesine dönüştüğünü hayal eder.

Medyanın atladığı kısımlardan biri ise yeni açılan işletmelerin %80’inin kapılarını açtıktan 3 yıl sonra başarısız olduğudur. Forbes’a göre, her ay 543,000’den fazla yeni işletme açılırken bundan daha fazlası ise kapanıyor.

 

Çok net bir şekilde, soğuk bir Şubat günü bir kafede oturup sabah kahvemi içtiğim günü hatırlarım. Mali hizmetler sektöründe çalışan başarılı bir iş adamı ile görüşecektim. Sabah sabah bu hevesimin sebebi ise bu beyefendinin birçok uzman ve girişimci ile birlikte çalışmış olmasıydı.

 

Kendi dijital medya ajansım olan The Media Captain’ı kurduktan sonra tanışabildiğim kadar çok başarılı insanla tanışarak başarılı olmak için sahip oldukları tecrübelerden yararlanmayı kendime görev edinmiştim. Dijital medya konusunda oldukça bilgi sahibi olan 23 yaşında bir hayalperest olmama rağmen, yeni bir iş kurma konusunda bu kadar bilgili değildim.

 

“Kuruldukları ilk birkaç yıl içerisinde işletmelerin %80’i başarısız oluyor,” dedi mali danışman. “Yani 5. Yıl dönümünü kutladığında iş dünyasında kayda değer birşeyler başardığına emin olabilirsin.”

 

Bu istatisliği ilk duyduğumda çok etkilenmiştim. İş dünyasındaki hedeflerime ulaşmak çocuk oyuncağı olmayacaktı. Ofisimi evimden, şehir içinde gösterişli bir noktaya taşımak istiyordum. Projeyle ilgili zorluklara bakmaksızın, her hangi bir müşteriye internet üzerinde rehberlik edebilecek dijital medya uzmanlarından oluşan bir ekibim olmasını hayal ediyordum. İçtiğim bu kahveden sonra, kartlar kesinlikle aleyhime düzülmüştü.

 

Geçen Şubat ayında The Media Captain’ın 5. Yıldönümünü kutladık. O mali danışmanı arayarak, 5 yılı doldurduğumu söylemek istedim! Ancak bunun yerine, geçen bu 5 yıllık iş sahibi olma ve iş kurma yolculuğu süresince aldığım en önemli dersleri paylaşmanın daha faydalı olacağına karar verdim.

 

1. Her Zaman Öğrenmeye Açık Olun:

 

Ajansımı ilk kurduğumda arama motoru optimizasyonuna aşina olsam da, hiçbir şekilde bu konuda uzman değildim. Müşterilerime sosyal medya konusunda yardım etmeme rağmen SEO alanına hala adım atmamıştım. Çeşitli iş adamlarıyla konuştuktan sonra onlar için Google arama motorunun en üst sıralarında olmanın ne kadar değerli bir şey olduğunu öğrendim. Bir hukuk bürosunun Google’da arandığında ilk sayfada olması gerçekten büyük fark yaratıyordu!

 

Bunun farkına vardıktan sonra SEO konusuna taktım. Twitter da yüzlerce sektör uzmanını takip etmeye başladım ve raflarımı konu üzerine en çok satan kitaplarla doldurmaya devam ettim. Daha da önemlisi, kendi web sitemde SEO uygulamaya başladım.

 

Bana sorarsanız elinizi tecrübeye atmaktan daha iyisi yoktur. Kitap okumak başka bir şey ancak bir şeyi deneyerek gerçekten sonuç almak ise çok daha başka bir şey. The Media Captain sitesinde çeşitli SEO yöntemlerini denemek, bu konuda kendimi geliştirmeme ve birçok şey öğrenmeme olanak sağladı.

 

Yeni bir beceri kazanma konusunda hevesli olmasaydım, işletmemin her yıl kat ettiği büyümeyi elde etmesi gerçekten çok zordu. Öğrenmeye istekli olmak rekabette size kazandırırken aynı zamanda işinizi geliştirmenize de yardımcı olacaktır.

 

2. Her Gün Sizi Zorlayacak Bir Şeyler Yapın:

 

Özellikle de ailenize vakit ayırmaya çalışıyorsanız, ofiste geçirdiğiniz uzun bir günün ardından bir etkinliğe katılmak size zor gelebilir. Ancak hiçbir zaman kiminle karşılaşacağınızı ve bunun nasıl bir iş fırsatına dönüşeceğini de bilemezsiniz.

 

Kolay yol akşam saat 17:00’da işten çıkarak eve gidip bir içecek patlatmak olsa da bir girişimci olarak her gün zoru denemelisiniz.

 

Bu bir etkinliğe katılmak, beklenmedik bir arama yapmak ya da hayallerinizin müşterisine el yazısı bir not göndermek olabilir; ancak çalışma saatlerinizin dışında her zaman bir ileri görüşlülük olmalıdır. Bu işinizin büyümesine yardımcı olacaktır.

 

Beş farklı etkinlikte ettiğimiz sohbetler ve yaptığım beklenmedik bir aramayla Colombus’un en ünlü şirketlerinden birini müşteri olarak bağlamayı başardım. Bu müşteriyi kazanmam ne kadar sürdü dersiniz? Sadece birkaç saat!

 

Zamanınızın belirli bir kısmını işinizi büyütmeye ayırıp, her gün rahatınızdan biraz ödün vererek bir şeyler yaptığınızda aldığınız sonuçların sizi şaşırtırken aynı zamanda memnun edeceğine de emin olabilirsiniz.

 

3. Haftasonu Savaşçısına Dönüşün:

 

Pazartesi’den Cuma’ya saat sabah saat 9:00’dan 5:00’e kim çalışır biliyor musunuz? Herkes!

 

Bir iş sahibi olarak kendinizi arenadaki diğer insanlardan farklı kılmanız gerekir. Eğer sadece müşterilerinizi tatmin etmek yerine gerçekten işinizi büyütmek konusunda ciddiyseniz işinize biraz daha çok çalışmanız önemlidir.

 

Şahsen ben tam bir gündüz insanıyım. Haftanın en sevdiğim kısmı, Cumartesi-Pazarları sabah saat 8:00-11:30 arası bir kafeye giderek İŞİ BÜYÜTMEK üzerine çalışmaktır.

 

Haftaiçi telefon, toplantı, müşteri projeleri ve e-postalarımla boğuştuğumdan, haftasonları derin bir nefes alarak iş günlerini detaylı bir şekilde inceleyebiliyor ve işim konusunda ileri görüşlü davranabiliyorum.

 

4. Yapıcı Eleştiri İsteyin:

Hiçbir anlamda mükemmel değilimdir, inanmazsanız sevgilime sorun! Ancak, ya hep ya hiççi birçok girişimci mevcuttur. Bence birçok işletmenin batmasının asıl sebebi de budur. Kendilerine sunulan konuları doğru bir şekilde göremezler.

 

Herhangi bir projeyi tamamladıktan sonra müşterilerime kendimi veya ekibimdekileri hangi noktalarda geliştirebileceğimi sorarım. Nazik bir şekilde sorduğunuzda, alacağınız bilginin zenginliğine hayran kalacaksınız!

 

Paylaşmak istediğim bir örnek ise, bir SEO projesi için anlaştığımız ilk büyük şirketlerden biriyle ilgili. Ajansımız çok yüksek bir hızda çalıştı, bu nedenle hızlı bir şekilde projelere geçerek sonuç vermeye başladık.

 

Müşterimiz bu önetkin tarzımızdan memnun kalsa da, kendi çapında bir şirket için bizim hızımızda çalışmaya alışkın değildi ve biraz zorlanmıştı.

 

Derhal rotamızı değiştirdik, hala sonuç vermeye devam ediyorduk ancak artık müşteriyi e-posta ve bildirimlerle boğmuyorduk. Aynı müşterimiz ile şu anda 4 yılı aşkındır çalışmaktayız!

 

Eğer eleştiri istememiş olsaydık, müşteriye bu kadar çabuk uyum sağlamamız mümkün olmazdı.

 

5. İşinizi Sevin:

 

Bunun bir klişe olduğunun farkındayım, ancak aynı zamanda doğrunun ta kendisi. Sevgilim tatildeyken dahi dijital pazarlama, SEO ve online pazarlama üzerine kitaplar okuduğum için beni rahatsız etse de çalıştığım sektörü sevdiğim için bu konuda yeni bir şeyler öğrenebileceğim kitapları okumaktan zevk alıyorum.

 

Açıkçası şirketimin diğer şirketlerin online kimliklerini yenileyerek tüm cihazlara uyumlu kılması bana çok havalı geliyor. Üstelik bu şirketlere harika bir wesitesi sağladıktan sonra, arama motoru optimizasyonu ve internet reklamcılığı sayesinde işlerini büyütmelerine de yardımcı olabiliyoruz.

 

Yaptığınız işi sevdiğinizde, işiniz bunun meyvelerini size verecektir. İşinizi sevmek öncelikle her yeni gün ofisinize gelmeyi sizin için eğlenceli kılmaktadır. Haftada 50+ saati ofisinizde geçiriyorsanız yaptığınız işi sevmeniz bir gereklilik halini alıyor.

 

Sabretmeye Devam Edin!

 

Yeni bir iş kurmak ve girişimcilik bazen oldukça yalnız bir süreç olabilmektedir. Çok çalışıp tünelin sonundaki ışığı hemen göremediğinizde, henüz aldığınız karşılık sabahın köründe veya gece geç saatlere kadar yaşadığınız strese değmezmiş gibi gelebilir.

 

Size tavsiyem sabretmeye devam edin! Yukarıda verilen beş ipucuna uyarsanız ve her hafta sabırla çalışmaya devam ederseniz tünelin sonundaki ışık sizi oldukça memnun edecektir.

 

Girişimciler bir yılda başarabileceklerini abartırken, beş yılda başarabileceklerini genellikle hafife alma eğiliminde olurlar. İş sahipleri ve girişimciler o 5. yıldönümüne bir hafta daha yaklaşmayı başardıkları için kendilerini her Cuma günü takdir etmelidir!

 

Bu makale under30ceo.com’da 2015’te yayınlanan yazıdan çevrilmiştir.

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here