Milyarder Yatırımcı Peter Thiel’in Kendine Gençken Vermek İstediği Öğütler

0
182

Peter Thiel bir milyarder, çok ünlü bir yatırımcı ve çok satan bir yazardır. Ancak yine de PayPal ortak kurucusunun da keşke şöyle yapsaydım dediği şeyler varmış.

 

Tutucu bir öğrenci dergisi olan Intercollegiate Review’e verdiği röportajda şöyle diyor:

 

“Sizlere –gençken kendime de verebilseydim dediğim-öğüdüm şu: Hayatın büyük bir bölümünü kaplayan rekabetlere kapılmadan önce kendinize bu uğraşların ödülünü gerçekten isteyip istemediğinizi sorun.”

 

Thiel’in burada dikkat çekmek istediği şey rekabet. Onun için rekabet kesilmesi gereken kutsal bir inek gibi.

 

“Ekonomide Amerikalılar rekabeti bizi sosyalist ekmek kuyruklarından kurtardığı gerekçesiyle destansılaştırıyor,” diye yazıyor. “Ancak istikrarlı bir değer yakalamak isteyen bir yatırımcıysanız bir sürü benzer işle yarışmaktan ziyade bir tekel inşa etmek istersiniz.”

 

Thiel Zero to One (Sıfırdan Bire) isimli kitabında arama motoru dünyasına on yılı aşkın bir süredir hakim olan Google gibi en verimli şirketlerin herhangi bir rekabetle uğraşmak istemediğini ve böylece çalışanlarıyla ilgilenerek mükemmel ürünler sunabildiklerini iddia ediyor.

 

Thiel, aynı şeyin kariyerlerini yönlendirmeye çalışan insanlar için de geçerli olduğunu vurguluyor. Bunu keşke okuldan ilk çıktığımda bilseydim diyor.

 

Sizinde tahmin ettiğiniz gibi Thiel çok hırslı bir öğrenciymiş.

 

Önce Stanford Üniversitesi lisans programına sonra da Standford Hukuk fakültesine gitmiş. Daha sonra da prestijli bir hukuk bürosu olan Manhattan’a kapak atmış. Burası kendi deyimiyle dışardan herkesin girmek istediği” ama içerden herkesin çıkmak istediği” bir yermiş.

 

Hukuk alanında çalışmak Thiel’in sadece diğer insanları geçmek için yaşanan bir hayatın bir tuzaktan farksız olduğunu görmesine yardımcı olmuş.

 

Şöyle yazıyor:

 

“Tam olarak yedi ay ve üç gün sonra işi terk ederken koridordaki avukatlardan biri bana “Biliyor musun, Alcatraz’dan kaçılabileceği aklıma bile gelmezdi,” dedi. Elbette bu doğru değildi, ön kapıdan çıkar bir daha da geri gelmezdin, olur biterdi. Ancak bu insanların psikolojik olarak yapabilecekleri birşey değildi çünkü benlikleri ve kimlikleri diğer insanlarla çok yoğun bir şekilde rekabet etmek olarak tanımlandığında gitmeyi hayal bile edemez oluyorlar.”

 

Bu Thiel’in rekabeti dünyada bir rehber gibi kullanmanın nasıl zehirli bir bakışaçısı olduğunu farketmesini sağlamış:

 

“Bence rekabetle ilgili en büyük sorun şu: Bizi çevremizdeki insanlara odaklıyor ve kendimizi geliştirdikçe de bu insanlarla yarışmaya devam ediyoruz ve bu şekilde en sonunda dünyamız da neyin önemli, neyin üstün veya neyin gerçekten anlamlı olduğunun algısını kaybediyoruz.”

 

Başka bir deyişle, rekabet-odaklı bir dünyada yaşamak sizi muhtemelen çok hırslı akranlarınızın bir kopyası haline getirecektir. Thiel bu nedenle yüksek lisans yapmış kişileri işe almıyor.

 

Bu makale Drake Baer’in 4 Şubat 2015 tarihinde businessinsider.com’da yayınlanan yazısından çevrilmiştir.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here