Jyothi Redyy’nin İlham Verici Hikayesi

0
167

Son günlerde Hindistan’ın Andhra bölgesindeki küçük bir köyde doğan, ancak daha sonra Amerika’da yazılım çözümleri üreten Keys şirketinin CEO’su olan kadının ilham veren hikayeleri ile karşılaştım. Bu hikaye herkes için, ama özellikle de kadınlar için ilham verici özellikte.

 

Napoleon Hill der ki “İnsan zihni, inandığı ve algılayabildiği her şeye ulaşabilir.” Dolayısıyla inanın, inanın, inanın… Yapabilirsiniz… Amacınız net olsun ve ona ulaşmak için çalışmaya başlayın.
Jyothi Reddy’nin aşağıda yer alan hikayesini okuduğunuzda kesinlikle kendinizi motive olmuş hissedeceksiniz ve onun çabalarını takdir edeceksiniz. Ancak takdir etmenizi bekliyor olmamız mesele değil. Sadece sizi sınırlayan inanışlarınızı düşünmeyi bırakın ve ondan öğrendiğiniz her ne ise onu uygulayın.

 

main-qimg-71f4092d77fd8a951fd1e0edb20f2d2c

“Her başarı hikayesinin acılı bir başlangıcı vardır ve her acılı başlangıcın başarılı bir sonu vardır.”

 

Dr. APJ Abdul Kalam

 

Sizce bu sadece genel bir ifade mi? Bu, mutlak bir ifade değil, bir yaşam felsefesi. Ve bu mutlak bir yaşam felsefesi değil, kafanızda sürekli çınlayan sorulara verilmiş uyarıcı, şefkatli, teskin edici ve içinize işleyen bir yanıt. Yaşamınızın erken dönemlerinde deneyimlediğiniz acılara verilmiş doğru ve düzgün bir tepki. “Acı yoksa kazanç ta yok” derler. Multimilyoner Bill Gates, büyük bir doğrulukla “Fakir olarak doğmuş olmak sizin hatanız değildir, ama fakir olarak ölmek sizin hatanızdır” der.

 

1989’a dek günlük 5 Rupi karşılığı tarım işçisi olarak çalışan, ancak şu anda Amerika’daki Keys yazılım çözümleri şirketinin CEO’su olan, milyonlar kazanan ve Hindistan toplumunun köklerine hizmet eden bir hanımefendinin gözleri açıcı, büyüleyici ve ilham verici hikayesini size anlatmama izin verin. Sizin için korkutucu ve şaşırtıcı mı? Ama çok yakında ona inanmak ve kabullenmek zorunda kalacaksınız, çünkü ona şahitlik edecek, onu dinleyecek ve hatta onunla konuşacaksınız. O, Bayan D. Anil Jyothi Reddy’den başkası değil.

 
Orta halli bu kadının yaşadığı yerde var olan sorunları ve maddi imkansızlıkları nasıl aştığını ve düşlerini nasıl gerçekleştirdiğini öğrenmek için daha hevesli ve istekli bir hale geldiğinizi biliyorum. Başarısı, onunla ve ailesiyle sınırlı değil; ihtiyaç sahiplerine nasıl hizmet ettiği, birçok kurumsal dev firmaya da esin kaynağı oluyor ve bunlar da benzer çalışmalar için onunla el sıkışıyorlar. Toparladığı ve organize ettiği maddi yardımlar, onu örnek alarak cesur yüreklilikle sorunlarla yüzleşen milyonlarca kişiye örnek olan yaşam öyküsünün yanında pek de matah sayılmaz. Şimdi pek çok kadın, yürekli bir biçimde onları sınırlayan inanışlarından ve iç potansiyellerine rağmen kadınların önünü kesen yerleşik kalıplardan kurtulmak için yürekli biçimde onu örnek alıyor. Şimdi onun yaşamının bazı evrelerinin kışkırtıcı hikayesine geldi sıra. Biliyorum ki pek çoğunuzun şimdiden içi ısındı ve panikleyerek gözyaşlarına boğuldunuz. Hayır, eğer bu durumdaysanız bilin, bu ne Jyothi Reddy’nin, ne de bizim hoşumuza gider.

 
ÇOCUKLUĞU: 

 
Anila Jyothi Reddy, tarım işçisi olan ve seferberlik döneminde işsiz kalan bir babanın dört çocuğundan en büyüğü olarak Hanumakonda’ya bağlı Narasimhula Gudem’in Warangal bölgesinde dünyaya geldi. Babası orduya katıldı, ancak ailesine olan bağlılığı yüzünden askerliği sürdüremedi. Babasının aldığı askeri eğitim ve edindiği tavır, Jyothi’ye miras kaldı. Ailesini geçindirmenin güçlüklerinden ötürü babası, Jyothi’yi Hanumakonda yakınlarındaki Balasadan yetimhanesine annesiz bir çocuk olarak vermek zorunda kaldı.

 

Jyothi Reddy, beşinci sınıftan onuncu sınıfa dek yetimhanede, ailesinden uzakta, bir başına yaşamak zorunda kaldı. Birileri gelir de yardım eder diye beklerdi. Kış dönemlerinde battaniyeler yırtık olduğu için tir tir titrerdi. Bu durum muhtemelen onun yetimhanelere özel bir ilgi göstermesi ve orada kalanların ihtiyaç duyduğu sevgi ve sahiplenme hissini sağlamaya çalışması konusunda onda bir bilinç meydana getirdi. Yaz aylarında dahi evine gitmeyerek yetimhanede kaldı ve kendisinden yapmasının istendiği işleri yaparak vakit geçirdi.

 
Karşılaştığı tüm yetimlere gösterdiği empatinin kaynağında kendi yaşadığı acı tecrübeler var. Yakın dönemde Hindistan hükümetine “Yetim Hakları” konusunda bir kanun hazırlanması için paydaşlarıyla beraber bir sunum yaptı. Rahibe Teresa’nın şu sözlerine güçlü bir biçimde inanır: “Dünyadaki en büyük hastalık, ne yoksulluk ne de başka bir şeydir. En kötüsü sahipsizlik hissi ve istenmemektir.” Hindistan’daki yetimhaneleri ne zaman ziyaret etse, yetim çocuklar ile daha sık vakit geçirmeye çalışır. Onlar da Jyothi ile birlikte olmaktan sevinç duyarlar. Jyothi’nin sponsor olduğu yetimlerden biri olan Ranjitha, “O benim için bir anneden daha fazlası” diyor. İstekleri gerçekleşmeyince ailelerinden ve çevrelerinden şikayet eden kolej çocuklarına samimi tavsiyem, en azından yılda bir kez bir yetimhaneyi ziyaret etmeleri. Böylece hayatın gerçek acısının ne olduğunu daha iyi anlarlar ve sahip olduklarına şükrederler.

 
EVLİLİĞİ:

 
Jyothi Reddy, onuncu sınıfı güzel bir dereceyle bitirdi. Eğitimine devam etmeyi arzuluyordu. Ancak ailesinin planları farklıydı. Maddi durumlarının çok kötü olmasından ötürü onu 16 yaşındayken Bay Sangi Reddy ile evlendirdiler. Bu durum, Hindistan’ın kırsal bölgelerinde çok yaygındır. Pek çok ebeveyn, kız çocuklarını yük olarak görürler ve en kısa zamanda bu yükten kurtulmak için genç yaşta onları evlendirirler. Jyothi gençti ve evlilik hayatı hakkında fazla bir bilgisi yoktu… Zaman geçti… 18 yaşına geldiğinde iki kız çocuğunun annesi olmuştu. Çocuklarına bakmak ve onların temel ihtiyaçlarını karşılamak, onun için fazlasıyla zordu.

 
ERKEN DÖNEM KARİYERİ:

 
Çocuklarının bakımını sağlayabilmek için tercihini yaptı ve para kazanabilmek için eşi ve kayınvalidesiyle birlikte tarım işçisi olarak çalışmaya başladı. Bu işten günlük 5 Rupi kazanıyordu. Onunla birlikte çalışanlar, köylülerin zorlu çalışma şartlarının ona öğrettiği tavır karşısında etkilendiler. 1986’dan 89’a kadar bu şekilde çalıştıktan sonra işler değişmeye başladı. Nehru Yuvak Kendra (NYK), köyde yetişkinlerin eğitim görebilmesi için bir gece okulu açtı. Köyde diploma sahibi kimse olmadığı için okulda öğretmenlik yapabilecek tek kişi Jyothi idi. Kısa bir eğitimin ardından yetişkinlere öğretmenlik yapması için gönüllü olarak atandı. Bu iş ona ayda 150 Rupi kazandırdı. Tüm işçileri akşamları eğitim merkezinde topluyor ve oyun içerikli yöntemlerle onlara eğitim veriyordu. Müfettişler onun bu inisiyatifinden ve adanmışlığından etkilenerek Jyothi’yi Hanumakonda’nın Mandal Prerak’ı (baş eğitmen) olarak tayin ettiler.

 
AKADEMİK YOLCULUK: 

 
Mandal Prerak olarak atandıktan sonra Jyothi, Warangal bölgesindeki tüm eğitim merkezlerini gezmekle yükümlü oldu ve böylelikle eğitimin önemini fark etti. Ayrıca yüksek eğitim almadıkça yaşamında ileri safhalara doğru yürüyemeyeceğini anladı. Ambedkar Açık Üniversitesi’nde uzaktan eğitim ile lisans ve lisansüstü diplomalarını aldı. Akademik otoriteler dahi onun eğitim konusundaki hızından etkilendi. Bakelorya eğitimini Anna Üniversitesi’nde tamamladı ve öğretmen oldu. Ancak bu onun için basit bir dans değildi. Evinde olduğu kadar toplumda da üstesinden gelmesi gereken çok sayıda engel vardı. Köyünden ayrılmak, çocukları ve kocasıyla çalıştığı yerde yaşamak, iş-aile dengesini kurmak ve farklı kaynakları kullanarak para kazanmak, kırsal kökenli bir Hint kadını için Everest’ten daha büyük zorluklar demekti. Ortaya koyduğu tutkulu çabayı meydana getiren enerjinin sırrı sabır, sebat ve adanmışlıktı.

 
AMERİKAN RÜYASI: 

 

Hikaye burada bitiyor olsaydı çok da ilham verici olmayabilirdi. Jyothi’nin eğitim müfettişi olarak çalıştığı dönemde Amerika’da yaşayan bir akrabası ziyaretine geldi. Onunla geçirdiği zaman içinde Amerika’da yaşayan bu akrabasının yaşam tarzında oluşan değişimi gözlemleme fırsatı buldu. Akrabasının kızları için nasıl para harcadığını görünce Jyothi’nin içinde yeni tutku tohumları atıldı. Eğer Amerika’ya gidip orada çalışırsa kendisinin de kızlarına böylesi bir gelecek verebileceğini düşündü. Kararını verdi. Bilgisayar kullanmayı öğrendi ve pasaport ve vize için para biriktirmeye başladı. Birkaç kez reddedildikten sonra bir ziyaretçi vizesi almayı başardı. Çok parası yoktu, ama kalbi düşleriyle doluydu.

 

AMERİKA’DAKİ İLK DENEMELERİ:

 

Amerika’ya ayak basar basmaz burada bir hayat kurmanın sanıldığı kadar kolay olmadığını anladı. İnandığı ve ona bir barınak ve destek olma sözü veren insanlar, ona yüzlerini döndüler. Hindistan’dan getirdiği parası yavaş yavaş tükenmeye başladığında New Jersey’de “Movie Time” adlı bir video mağazasında tezgahtar olarak çalışmaya başladı. Gujarati ailesinin misafiri statüsünde kalıyordu. Video mağazında çalıştığı sırada Warangal’den onu tanıyan bir Hintli, ağabeyinin sahibi olduğu CSAMERICA firmasına girmesi için referans oldu. Kısa bir eğitimin ardından işe alım uzmanı olarak burada çalışmaya başladı. Daha sonra tanınmış bir firma olan ICSA, ona tatmin edici bir maaşla iyi bir iş teklifi sundu. Bu arada vize ile ilgili sorunlar yaşadı ve H1 vizesi almak için başvurdu. ICSA’daki işinden ayrılmak ve H1 alana dek saati 5 dolara sıradan işlerde çalışmak zorunda kaldı.

 

GİRİŞİMCİLİĞİ: 

 

Vizesinin basılması için Meksika’ya geçti. Vize almak konusunda yaşadığı tüm bu sıkıntılar, vize danışmanlığı üzerine ilk girişimini yapmak için ona fikir verdi. Böylece Keys yazılım çözümleri doğmuş oldu. Vize noktasından hareketle Keys şirketi, yazılım desteği, işe alım ve istihdam danışmanlığı gibi çeşitli alanlara doğru yayılarak genişledi. Jyothi Amerika’ya Mayıs 2000’de gelmişti; Eylül 2001’de o artık bir girişimciydi. Kuzenini ortağı yaptı ve karlılığını artırmak üzere büyümeye başladı.

 
DÜŞLERİNİN GERÇEKLEŞMESİ: 

 

Sıkı çalışması, bağlılığı ve adanmışlığı, ona düşlerini kurduğu başarıyı getirdi. Çocuklarına ve yakın akrabalarına bakacak parayı kazandı. İki kızı da prestijli Amerikan üniversitelerinden mezun oldular ve oturaklı adamlarla evlendiler. Kızları için düşlediği iyi yaşamı onlara sağlayabilmiş ve bu rüyası gerçekleşmişti. Ama sorumluluğunun bu noktada bitmediğini düşünüyordu. Onu destekleyen herkese her daim minnet duydu. Yaşamında çektiği acıların hiçbirini hiçbir zaman unutmadı. Dolayısıyla ihtiyaç sahiplerine yardım etmeye başladı. Yetersizlikler yüzünden acı çeken tüm yetimlerin gözyaşlarını silmek istedi. Acıya boyanmış hayatlara sıcak bir yürek sunmak istedi. Bütün bu düşünceler, onu insanlığa hizmet etmeye yöneltti.

 
İNSANLIĞA HİZMETİ: 

 

Bütün bunlar, bir hanımefendinin Amerika’ya gitmesi ve biraz para kazanması, insanların da bunun adına “başarı” demesinden ibaret değil. Bu, Jyothi Reddy’nin tavrı ve tevazu sahibi olması ile insanların onu fark etmeleri ve yapılan işi insanlığa hizmet etmek yönünde büyütmesidir. Jyothi Reddy, köklerini hiçbir zaman unutmadı. Hindistan’a her gelişinde yetimhaneleri ve huzurevlerini ziyaret ediyor ve burada kalanlara maddi destek sağlıyor. Kız okullarını ziyaret ediyor ve buradaki öğrencilere kendi yaşam tecrübesi ile güç veriyor. Yetimlerin yanında yer alıyor ve onların haklarını koruyacak kanunların çıkabilmesi için mücadele ediyor. Başarısını beyinlere değil, yüreklere taşıyor. Birçok Hintlinin Amerika’ya yerleşmesine yardımcı oldu ve onlara barınak sağladı, rehberlik etti.

 

 

main-qimg-d18a9ef4ea1ae70014c1eeb58454e9b6

 
GELECEK VİZLYONU:

 
Jyothi Reddy’nin, hizmetlerinin ihtiyaç sahiplerine ulaşabilmesi için canlı ve yapıcı bir vizyonu var. Eğitim faaliyetleri ve sonuç odaklı hizmetler sağlamaya dönük istekleri var. Herkesin kendi üzerine düşen sorumluluğu alması ve meydan okumalarla yüzleşmek için yeterince cesur olması gerekir. Hayat karşısındaki direnişi, insanın kalibresini güçlendirir. O, kız okullarını ziyaret ederek buradaki öğrencilerin kendilerini güçlendirebilmeleri için kişisel sorumluluk bilincini onlara veriyor. Her bireyin etrafını suçlamayı bırakarak kendi kendisine yardım etmesi gerektiğine şiddetle inanıyor. Tanrı, gizli yardım elini farklı ve beklenmedik kaynaklardan insanlara uzatır. Kendi hayatımızdan sorumlu olduğumuzu fark ettiğimiz anda artık geriye dönüp bakmak gereksizdir.

 

 

Bu makale Kush Tripathi’nin 21 Ocak 2015 tarihinde quora.com’da yayınlanan yazısından çevrilmiştir.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here