Karakter Planlaması

0
841

Bir öğrenci uçsuz bucaksız maratonunda ortalama 4-5 senelik zaman dilimlerinde beraber koştuğu rakiplerinden ayrılır ve kendi seçtiği yolda yeni rakipler edinir. Lise seçiminden, sayısal-sözel ayrımına, üniversite-bölüm kararına kadar bir öğrenci hayatı boyunca verdiği her kararda bir gün önce geçmek uğruna saatlerini heba ettiği o rakibini bırakır ve kendine yeni yol arkadaşları seçer. İşte tam da bu günlerde çevremde her 5 insanın 4 ünde duyduğum o soruyla karşı karşı karşıyayım: “Ee abi üniversitede bitiyor şimdi ne yapacağız?” İşte bu şahane soru kendini bundan 5 sene sonra nerede görmek isteyeceğine bağlı bir çıkış noktası. Son zamanlarda çevremde kariyer odaklı konferanslara, takım elbiseli yöneticilerin şirketlerini ve kendilerini anlattıkları kariyer günlerine katılımın üst düzeyde olduğu bu dönemdeyim. Herkes kariyer yapmanın ne kadar önemli ve stratejik bir konu olduğundan bahsediyor. Kimisinin kafası rahat, “Babamın işine geçeceğim.” diyor, kimisi “Master yaparım.” deyip karar vermeyi gittikçe öteliyor.

İşte herkes gibi benim de kaybolduğum bu dönemde okuduğum bir yazıdan hareketle “kariyer yolculuğunda bireysel hırslardan daha büyük bir çekici güç”ten bahsetmek istiyorum: Kariyer değil Karakter Planlaması. Yazıda kurumsal dünyanın sert zemininde kariyer basamakları çıkılırken iyi insan olma önceliğinden ve bakış açısının başarılı ve üst düzey olma yolunda geride kalmasının aslında en büyük kayıp olduğundan bahsediliyor. Kariyere yapılan yatırımın ve ayrılan zamanın sosyal kültüre ve karaktere de yapılması gerekliliği bu noktada öne çıkıyor. İş hayatının zorlu yollarında iyi bir karakteri yara beresiz taşımak ve geri plana atmamak, kariyer yolculuğunda bireysel hırslardan daha büyük bir çekici güç olabildiği için bana bir başlangıç noktası oldu diyebilirim.

Peki karakter planması mümkün mü?

Kariyer planlaması öncesinde karakter planlaması mümkündür ve gereklidir. Bunun için aile baskısını, toplumsal baskıları ve başarı beklentileriyle süslenmiş yılları derin bir nefes alıp kenara bırakmalı ve kendimize bazı sorular sormalıyız.

–          Hayatını ve hayallerini paylaşabildiğin gerçek dostların var mı?

–          Kendini üstün görmek yerine eşitlik ilkesine ne kadar sadıksın?

–          İyi bir insan olmak ne demek?

–          İçinde yaşadığın topluma faydalı olmak için ne yapıyorsun?

–          Para ve makam dışındaki kazanımlarını ne olarak görüyorsun?

Bu soruları bakış açısına göre çoğaltmak tabiî ki mümkün. Fakat bu ve benzer soruların cevaplarını aramadan ya da bulmadan çıkılmış bir kariyer yolculuğu, karakterin sarsılmasına neden olabiliyor. 

Karakterin ve sosyal kültürün beslendiği, geliştirildiği bir ortamda kariyer yolculuğu kendi basamaklarını mutlaka oluşturacaktır. Mezun olduğun okul, çalıştığın şirketin büyüklüğü, taşıdığın unvan, kazandığın maaş olarak belirlenen kariyer basamaklarından önce daha değerli olan “karakter seti”ne sahip olmak ise meselenin temelini oluşturuyor. Bu karakter setinde taşıdığın değerler, kazandığın dostlar ve bu dostlarının hakkındaki düşünceleri oldukça önemli. Paylaşımda bulunduğun insanlarla zenginleşmeye ve karakter yolculuğunu hep yukarıya taşımaya devam etmek mümkün.

Ve tabi ki bu karakter yolculuğunun güçlü bir temele dayanması gerekiyor. Bu temel üzerine inşa edilen bir kariyerin sarsılması pek kolay olmayacaktır. Karakter kariyerin zeminidir, sağlam karakter yüksek bir kariyeri şüphesiz getirecektir.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here