Kendi Teknoloji Girişiminize Başlamak İçin 15 Adım: 5. Kısım (Akıl Hocaları, Değişime Hazırlanmak ve Nazik Olmak)

0
281

13. İşinizi geliştirmek için danışmanlar ve akıl hocaları bulun

Bu yazı serisi boyunca birkaç defa yanımda 6Wunderkinder ve Wunderlist’i yaratmamda bir strateji belirleme konusunda yardımcı olan akıl hocalarım ve danışmanlarım olduğuna şanslı olduğumu belirttim. Yaklaşık 3 sene boyunca bunun üzerinde çalıştıktan sonra geçmişe baktığımda (ve yoğun iniş çıkışlar yaşamamdan sonra) dürüst olarak etrafımda bu insanların olmasının tüm bu şirketlerin var olmasındaki en büyük sebeplerden biri olduğunu söyleyebilirim. Daha net olmak gerekirse, bu kişiler olmadan bu işe asla başlamayacağıma eminim.

 

Yeni bir şirket kurmayı düşündüğüm zamanlarda bir ajansım vardı. Ortak kurucularla birlikte Lunchbox adında, PHP’de basit bir web uygulaması tabanlı görev yöneticisi oluşturarak işe başladık. Mobil uygulama ya da masaüstü uygulaması yapmayı düşünmeden, aylık bir ödeme karşılığında kullanılabilen bir web uygulaması olacağını düşünüyorduk. Hizmet olarak yazılım görev yöneticisi web uygulaması oluşturmak için gerçekten eski moda bir konseptti.

 

İşe kendi başımıza başlamak için paramız yoktu; bu yüzden Xing’e (LinkedIn’in Alman versiyonu) “Kim benimle gelecek neslin proje yönetim uygulamasını oluşturmak ister?” yazarak basit bir durum iletisi bıraktım. Birkaç dakika sonra aylar önce bir teknoloji etkinliğinde tanıştığım bir adam bana ulaştı: Frank Thelen. Cologne’da kendi fotoğraf baskısı işini yürüten bir girişimci olan Thelen, birkaç Alman teknoloji şirketine de yatırım yapmıştı. Bir telefon görüşmesi yaptık ve fikrimi ona açıkladım.

 

Birkaç gün sonra o ve partneri Marc Berlin’e bizi ziyaret etmeye geldi. Prototipi gösterdik ve birkaç tasarım konsepti sunduk. Birkaç saatliğine buluştuk, öğle yemeğine çıktık ve sonunda bizim fikrimize yatırım yapmaya karar verdiler.

 

Birlikte prototipimizi aldık, ürün için bir yol haritası çizdik ve işi oluşturmaya başladık. Bu iki kişi başka teknoloji şirketlerine de yatırım yaptıkları için, yazılım işlerinin kritik başarı faktörleri konusunda da çok deneyimliydiler. Birlikte hizmet olarak yazılımlı ve web tabanlı basit bir uygulama olan Lunchbox’ı, Wunderlist adında birden fazla işletim sisteminin desteklediği bir üretkenlik uygulaması haline getirdik.

 

İlk yaptıkları yatırımla Mac ve Windows’u geliştirmeye odaklanabildik ve Kasım 2010’da 1.0 versiyonunu hayata geçrdik (yeni işe başladıktan sadece birkaç ay sonra). İşin harika bir başarı olmasından sonra Hightech Founders Fonu adındaki Alman hükümet fonu için sermaye tedarik etmeye karar verdik.

 

Xing’deki o mesajı paylaşmadan ve Frank ile Marc’ın deneyimi olmadan Wunderlist de olmazdı. İşe asla başlamamış olurduk, asla mobil ve masaüstü uygulamalarını oluşturmamış olurduk ve işi şu anki gibi yürütemezdik. Bunun tek sebebi bu iki kişinin de şirkete yatırım yapması değil, aynı zamanda bizimle iş stratejisi, ürün, tasarım, pazarlama ve teknoloki konularında da çalışmış olmaları. Birlikte bizim büyük manada bu şirkete başlamamızı sağladılar. Hem yatırımcılarımız hem de akıl hocalarımız oldular.

 

Şimdi şirket üç yaşında ve ister şirketin belirli bir sekmesi için olsun, ister bir ürün, teknoloji ya da başka bir şey için olsun, Atomico, Earlybird, T-Venture ve hatta şirketin belirli bir segmenti için doğru stratejiyi belirlememize yardımcı olan birkaç bireyi de bünyemize dahil ettik. Akıl hocaları benim için çok önemli hale geldi. Düşünüp karar vermemize yardımcı oluyorlar. Ne zaman bir sonraki adımdan emin olamasak, onlardan yardım istiyoruz. Ne zaman birkaç yeni fikri ortaya atacak bir partnere ihtiyaç duysak, onların geri bildirimlerini istiyoruz.

 

Akıl hocaları işe başladığınızda ufkunuzu genişletmek için harikadır, ve her kurucunun bir ya da daha fazla akıl hocası olması gerektiğine inanıyorum. Aslında çoğu başarılı teknoloji girişimcisinin inanılmaz deneyimli ve güçlü akıl hocaları var:

15 Başarılı Teknoloji Yöneticisinin Arkasındaki Akıl Hocalarıyla Tanışın.

 

Öğrenmesi yıllar alacak bilgi için bizi destekleyen akıl hocalarımıza minnet doluyum. Akıl hocalığına sıkı sıkıya inanan biri haline geldim. İlk akıl hocalarımızla iletişim kurmamız şans olmuştu; ama bugünlerde ne zaman işin belirli bir kısmını oluşturmak ya da büyütmek için bir danışman almaya karar versek çok yardımı dokunabilecek kişilerden oluşan bir liste yapıyoruz ve onlarla iletişime geçiyoruz.

 

İnsanlar akıl hocalarından bahsettiğinde sıklıkla “danışman” kelimesini de kullanıyorlar. Bunun için resmi bir açıklama yok; ama şirketinize dahil edebileceğiniz 3 farklı destekleyici tipi size net olarak açıklayayım:

 

  • Yatırımcılar
    • Harika finansal geri dönüşler almayı hedefleyen, işinize yatırım yapacak kişi veya kuruluşlar. Başlangıç aşamasında yatırımcılar aynı zamanda akıl hocalarınızdır; ama size saygı duyan ve kişisel başarınıza ilgi duyan bireyler kadar yatırımcılarla iletişime geçmek zordur. Yatırımcılar genellikle işi oluşturup ölçeklendirmekle daha çok ilgilenirler ve kişisel gelişiminizi o kadar da önemsemezler.

 

  • Akıl hocaları
    • Sadece bir birey değil, lider olarak da büyümenize yardımcı olan kişilerdir. Akıl hocaları işinize ve daha önemlisi size yatırım yaparlar. Özellikle genç ya da işe yeni başlamış kurucular olarak deneyimli girişimcilerin akıl hocanız olması çok yardım edecektir.

 

  • Danışmanlar
    • İşinize stratejik değer katabilecek kişiler (örneğin eğer yeni pazarlara girip büyük kuruluşlarla çalışmak istiyorsanız).

 

Destek karşılığında hem danışmanlara hem de akıl hocalarına sermaye teklif edebilirsiniz; ama yapay bir çıkar oluşturmamaya dikkat edin. Daha çok sizinle ilgili olmaları gerekir, şirketinizle değil. Onlar çalışanınız değildirler; ama her şeyden önce birey olarak başarılı olmanıza yardımcı olurlar. Başlangıç etabında o kişinin her hafta sizinle çalışmak için birkaç saatini size adayacağından emin olun.

 

Danışmanların size büyük yardımı dokunabilir; ama bazen durum tam tersine de gelişebilir. Seçerken çok dikkatli olun ve başarılı olmanızı önemsediklerine emin olun.

 

14. Sürekli değişime hazırlıklı olun

Geçtiğimiz yıllarda çoğu acılı olmak üzere harika dersler çıkarttım. Bunlardan biri de sürekli değişimle başa çıkmaktı. Bir teknoloji şirketi kurmaya karar verdiğinizde bu, dünyadaki en hızlı büyüyen endüstrilerinden birine gireceğiniz anlamına gelir. Teknoloji hızla değişir ve bununla birlikte pazarlar ve insanlar da değişim gösterir.

 

İlk başladığımız zamanlarda Facebook ve Twitter şirketlerin pazarlamayla başa çıkmasında algıyı değiştirerek rağbet görüyordu. Apple dev bir uygulama pazarı yaratmıştı ve telefonlarda gelişimi inanılmaz önemli hale getirmişti. Ayrıca o zamanlarda Android, Mac App Store ya da iPad yoktu. Market öyle hızlı hareket ediyordu ki, sürekli olarak ürün stratejimizi adapte etmemiz gerekti.

 

Teknoloji endüstrisi gibi sürekli değişim gösteren bir çevrede bulunmak, trend ve gelişmeleri öngörmeyi çok zorlaştırır ve bu esnekliğe odaklanmayı gerektirir. Bir ürün oluşturduğunuzda haftalar, hatta günler içinde üzerinde önemli değişimler yapmaya hazırlıklı olun. Genişlemeye ve hızla yeni fırsatları kovalamaya da hazır olun. Bu arada takımınızın da buna hazır olduğuna emin olun.

 

Girişimlerdeki sürekli değişimler her yerde gerçekleşiyor. İç süreçleri sürekli olarak düzenleyip en iyi hale getiriyorsunuz, değişen pazarlardan dolayı gelişme stratejinizi adapte ediyorsunuz, bir finansal krizden ötürü bağış toplama stratejisini düzenliyorsunuz, kötü performanstan ötürü müdürleri değiştiriyorsunuz… Bu böyle sürüp gidiyor.

 

Yazılım açısından bakıldığındaysa son 10 senede kayda değer değişimler yaşandı. 10 yıl önce yazılım hazırlamak tamamen farklıydı. Yazılım çok iş odaklı (Office gibi), karmaşık ve özelliklere odaklıydı. Böyle ürünler oluşturmak karışık bir işti ve yıllar süren geliştirmeler gerektiriyordu.

 

Sonra bir anda yazılımlar mobil hale geçti ve basitleşti. Birkaç sene içinde büyük bir yazılım ürününü oluşturma şartları tam anlamıyla değişti. Günümüzde yazılımlar tasarım, sezgiler ve uygunluğa bağlı olarak kazanıyor. Artık tek önemli olan özellikleri değil. Mobil aygıtlar ve uygulamalar yazılımı kitle pazar olgusu haline getirdi ve yazılım oluşturma konseptini tamamen değiştirdi.

 

Bir pazardaki değişimleri tespit etmek ve strateji değişiminin vaktinin geldiğini anlamak herhangi bir teknoloji işinde önem kazanmaya başladı. Birçok girişim teknoloji yığınının piyasa gerekliliklerine uygun olmamasından ya da anahtar platformun tamamen değişmesinden dolayı başarısız oluyor.

 

Ürününüzü en esnek ve ölçeklenebilir şekilde kurduğunuza ve yeni sorunların ne olacağının önemi olmaksızın takımınızın tüm potansiyelini kullanmak için değişime adapte olabilen bir şirket kültürünü oluşturmaya zaman harcadığınıza emin olun. Ürününüzü ve şirketinizi ne kadar esnek biçimde yönetirseniz, kazanma şansınız o kadar yüksek olur.

 

15. Çok çalışın ve insanlara karşı nazik olun

Aynı ivedilikte giderken düşünceli davranabilmek çok zordur. İnsanlara öğrenme ve daha da önemlisi başarısız olma özgürlüğü tanımak, deneyim ister.

 

Endüstrimiz genç milyonerlerle dolu ve bu pek güzel bir şey değil. Kötü niyetli, kendinden başka kimseyi umursamayan kişilerle tanışmak çok kolay. Kişisel değerlerinizi belirleyin, nasıl başarılı olmak istediğinizi ve bunu nasıl kutlamak istediğinizi dikkatle düşünün.

 

Başarılı olmak kişiliğinizi pozitif ya da negatif olarak etkileyecektir. Karar size kalmış. Steve Jobs’a en büyük zayıflığının ne olduğu sorulduğunda şöyle yanıt vermiş: “Bence hepimizin kibir konusunda dikkatli olması gerek. Ne zaman başarılı olsak kibir kapımızı çalar.”. Kendi adıma konuşmam gerekirse, bunu dürüst olup bilgilerimi paylaşarak her gün daha iyi anlıyorum. Bu basit kurala uyun: Çok çalışın, risk alın ve her zaman insanlara karşı nazik olun.

 

Steve Jobs: “Bence hepimizin kibir konusunda dikkatli olması gerek. Ne zaman başarılı olsak kibir kapımızı çalar.” = http://www.youtube.com/watch?v=ZUfzXz23ndo – t=3m5s

 

 

Bu makale thenextweb.com’da Christian Reber tarafından 2013’te yayınlanan yazıdan çevrilmiştir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here