Sunum Yapıyorum, Öyleyse Varım

0
161

“Düşünüyorum öyleyse varım.” lafını unut. Girişimciler için geçerli olan ifade “Sunum yapıyorum, öyleyse varım.” şeklindedir.  Sunum yalnızca yatırım almak için yapılmaz – Sunum, anlaşmaya varmayı sağlamak için ve satış, ortaklık ve yeni istihdam gibi birçok getiriyi sağlayabilen anlaşmalar için yapılır. Muhteşem bir sunum için gerekli anahtar ögeler şunlardır:

 

  • Hazırlık yap.

Toplantıya katılmadan önce, odada bulunacak herkesin sosyal medya hesaplarını ve biyografilerini araştır. Sonra kendi projektörünü getir. Sunumunun yüklü olduğu iki laptop getir.  İki tane VGA adaptörü getir. Sunumunun bir kopyasını bir Usb sürücüsüne yükleyerek yanında getir. Hiç birinin çalışmadığı durumları da göz önünde bulundurarak, yanında sunumunun çıktısını da getir.

 

  • Ortamı ayarla.

Toplantı başladığında, sunumunun kalan kısmı için ortamı ayarlamalısın. Sorman gereken şey şu: “ Ne kadar zamanınızı alablirim?” Sonraki soru: “Verebileceğim üç önemli bilgi nedir?” Son olarak: “ Sunumumu çabucak yapıp, gelecek soruların üstesinden gelebilir miyim?”

 

  • Sıkı bir başlangıç yap.

Girişimciler bir sunumun, başlangıç bölümünün her zaman otobiyografik olması gereken bir hikaye olduğuna inanırlar.  Bu kısa kişisel hikayeler, dinleyiciyi takımın harika olduğuna inandırır. Bununla birlikte herkes şunu merak eder;  Bu girişim ne işe yarar? Havacılıkla ilgili bir benzetme yaparsak; sunum 2 mil boyunca gürültü yapan bir 747’ye benzeyebilir. Bunun yerine, sen güvertesi 300 metre olan bir uçak gemisinden kalkışa geçen bir F18’e benzemeye çalışmalısın.

 

  • 10-20-30 kuralına uy.

10-20-30 Sunum kuralına göre, minimum 30 puntoluk bir metni 20 dakikada 10 slayt şeklinde sunmalısın. 10 slayt seni esas meseleye odaklanmaya zorlar. 20 dakika çünkü toplantılar genelde geç başlar ve Windows’u olan insanlar projektörü çalıştırmak için 40 dakikaya ihtiyaç duyarlar. 30 puntoluk fon ise senin sunumunu açıklayabilmeni sağlar; sıkıcı bir okuma yapmanı engeller.

 

  • Bir kişinin konuşma yapmasına izin ver.

Birçok girişimci, yatırımcıların ekiplere yatırım yaptığına inanır, dolayısıyla ekip çalışmasını sunumunda göstermesi gerektiğini düşünür. Bu anlayışa göre,  4 ya da 5  kişi sunuma katılır ve her biri bir konuşma yapar. Herkesin bir konuşma yapması bir çocuk tiyatrosu olarak muhteşem bir şey olabilir ancak sunum bir çocuk tiyatrosu değildir.

 

  • Küçük adama cevap ver.

Omuzlarında oturan küçük bir adam olduğunu hayal et. Sunum boyunca Bill’in bir şey söylediği her zaman küçük adam da ona “E sonra?” diye fısıldıyor. Omuzundaki bu küçük adamı hayal etmeli ve onu dinlemelisin. Çünkü söylediklerin her zaman açık ve esaslı şeyler olmayabilir. Her açıklama yaptığında küçük adamın bu soruyu sorduğunu hayal et.

 

  • Devamlı sunumunu yap.

Aşinalık tatmin getirir. Sen sunumunu yaparken tam anlamıyla ona aşina olursan, onu daha etkili kılarsın. Sunuma aşina olmanın kestirme bir yolu yok – birçok kez sunum yapmalısın.

 

  • Çeneni kapa, not al ve dile getirilmiş düşünceleri tekrar et.

Görülecek şekilde not almak demek, “ Ben senin zeki olduğunu düşünüyorum. Yazılmaya değer şeyler söylüyorsun. Öğrenmek için oldukça istekliyim. Doğruyu söylüyorum.” Not almak bu avantajları sağlar, ayrıca not aldığın bilginin değeri de cabasıdır. Toplantının sonunda, duyduklarını özetle ve doğru şeyi duyduğundan emin olmak için onları tekrarla. Sonra o gün içinde, sunum boyunca sözünü verdiğin her şeyi harfi harfine yerine getir. Mesela; ek bilgi sağlama gibi.

 

  • Yeniden yaz.

Beş veya o civarda sunumdan sonra sunumunu bir köşeye at ve temiz bir şekilde baştan başla. Bu “versiyon 2”nin yamalı bir yorgan olmaktan ziyade ne öğrendiğini yansıttığına emin ol.

 

Bu makale  Guy Kawasaki’nin 9 Mart 2015 tarihinde kendi sitesi guykawasaki.com’da yayınlanan yazısından çevrilmiştir.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here