Korkuyu bir pusula gibi kullanıp işinizi nasıl büyütürsünüz?

0
134

Hayatta hepimizin korkuları vardır, ancak çoğumuz korkuyu yanlış yorumlarız. Çoğu insan korkudan kaçınmaya çalışır ve korkunun sevginin karşıtı olduğuna inanır: Korku denilen şey kötü bir şeydir ve bundan kaçmalıyız. Ancak bu görüş bizi tuzağa düşürür işte. Korku aslında iyidir. Beynimizi uyararak gerçek tehlikelerden uzak durmamızı sağlar. Ayrıca korku bizi ileriye yönlendirecek pusulamızdır. Ancak korkumuzu kabullenip onu bir araç olarak kullanmayı öğrendiğimiz ve korkunun belirsizlikler içerisinden bizi ileri taşımasına izin verdiğimiz zaman işimizi büyütebiliriz. Bugün en çok karşılaşılan iki korku olan, başarısızlık ve reddedilmeyi ve bunları nasıl atlatacağımızı tartışmak istiyorum.

 

pinterest.com_

 

Reddedilme korkusu ile başlayalım

 

İnsanlar genelde bana şöyle diyor; “Bunu yapamam. Onun beni reddedeceğini veya kabul etmeyeceğini biliyorum.” Bu çoğu insanın hayatları boyunca sürdürdükleri olumsuz bir zihniyettir. Pek çok fırsatı, kafalarında gerçeğe dayanmayan korku ve acılar yaratarak kaçırırlar. Yıllardır birçok insanla korkuları hakkında konuştum ve korkunun insanları bir şeyler yapmaktan alıkoyan hapis hayatından farksız olduğunu keşfettim.

 

İnsanlara, “Hiç daha önce kırıcı bir şekilde birisi tarafından reddedildiniz mi?” diye sordum. Herkes evet cevabını verdi. Sonra onlara, “Bunu yapan üç kişiyi hatırlayabilir misiniz? Veya beş kişiyi?” diye sordum. Birçok kişi, kendilerini gerçekten reddeden üçle yedi kişi arasında bir sayı verdi. Bazen bu sayının ondan fazla olduğunun farkına varabilirsiniz, ancak çok nadir durumlarda daha fazla olduğu görülmüştür.  Sonra ise “Sizinle iletişim kurarken sabırlı ve pozitif, en azından tarafsız olan kaç kişi ile karşılaştınız?” sorusunu yönelttim. Yüz kişi mi? Yoksa bin kişi mi? Çoğu kişi en azından birkaç bin kişi cevabını verdi. Hadi biraz matematiğimizi konuşturalım şimdi. Karşılaşılan binlerce insan arasından sadece birkaç kişi tarafından gerçekten reddediliyoruz. Bu gerçekten çok küçük bir rakam!  Yani çoğu kişi sebepsiz yere korkuları tarafından yönlendiriliyor. Reddedilme fikrine o kadar çok odaklanıyoruz ki, reddedilmeyi gözümüzde gereğinden fazla büyütüyoruz.

 

İnsanlar başarısızlıktan da korkuyor

 

Ya bunu başarıyla tamamlayamazsam? Ya başarısız olursam? Ya bunu yapamazsam? Ya işimi yaptığımda her şey tepe taklak olursa? Bu bakış açısı yerine, kendinizi cesaretlendirip eğer işe yararsa nelerin mümkün olduğunu düşünün. Ya başarılı olursam? Başarım bana ne yapma olanakları sağlar? Zihninizi sadece başarıyla sonuçlandıracağınız işe odaklayabilirsiniz. Kendinizi yaşayabileceğiniz deneyimler konusunda işkence ve acı çektirmektense, kafa yapınızı değiştirin. Ne istediğiniz konusunda açık, odaklı ve net olun. Kendinize hayatınızda neden daha hızlı mesafe kat edemediğinizi ve size engel olanın ne olduğunu sorun. Pozitif olmaya odaklanıp aklınızın hâkimiyetini elde edin böylece korkularınızı daha çabuk alt edin.

 

Uzun lafın kısası, yüzde yüz yakalayabileceğiniz fırsatları elinizin tersiyle itiyorsunuz. Harekete geçmemenin büyük bir bedeli vardır. İnsanlar hiçbir şey yapmamayı mantıklı bulmaya başlıyor ve bunun bir işe yarayacağını umuyor. Umut etkili bir yaşam stratejisi değildir. “İşim o kadar da kötü değil; er ya da geç daha iyi olacak.” “İlişkim o kadar da kötü değil sanırım.” Aksine bu gibi durumlarda işler daha da kötüye gitmeye başlar.

 

Hayatımız konusunda risk alma ve meydan okuma gibi yeteneklerimizi küçümsüyoruz.  Potansiyel fırsatları yakalama konusundaki yeteneklerimize kendimizden şüphe ederek engel oluyoruz. Müşterilerime yapamayacaklarını düşündükleri bir görev verdiğimde, nerdeyse her zaman başarılı oluyorlar. Sonrasında bana gelip, aslında ortada risk olmadığını söylüyorlar. Ortada hayatları, güvenlikleri veya geçim konusunda korkmaları gereken hiçbir şey yok.

 

Beyniniz sadece sorduğunuz soruları cevaplar. Yani kendinize farklı ve güçlendirici sorular sormaya başlayın:

 

* Neden yeni insanlarla tanışırken ne kazanacağıma değil de ne kaybedeceğime daha çok odaklanıyorum?Durgunluğum ve davranış biçimim hayatımda nelere mal oluyor? Gelecekte bana nelere mal olacak?Eğer olumlu ve mutlu olmak dışında dünyadaki tüm inanç ve cesarete sahip olsam ve kendime güvensem, neler mümkün olurdu? Hayatımı ileri taşımak için yapacağım beş eylem ne olabilirdi?

 

Vereceğiniz cevaplar, yaşayabileceğiniz daha büyük ve anlamlı bir hayata işaret edecektir. Korkunun sizi durdurmasına izin vermeyin. Onun yerine sizi sıra dışı bir hayata fırlatmasına izin verin.

 

Bu makale  Jason Treu’nun  17 Aralık 2014 tarihinde under30ceo.com’da yayınlanan yazısından çevrilmiştir.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here