Küçük Şirketlerde Çalışanlar Daha mı Mutlu?

0
123
Casual People Meeting At Industrial Office

Yazar olmadan kısa bir süre önce tele-pazarlama işinde çalışmıştım. Bu kısa süre bile o küçücük kutu ofislerden nefret etmeme yetti. Kocaman bir odanın içinde aynı anda konuşan bir sürü insanın içinde, masama tıkılmış bir halde çalıştım. Kendimi uyuşmuş gibi hissediyordum. Telefonda konuştuğum kişiyle robot gibi konuştuğumdan eminim. Sürekli hasta oluyordum ve hiç motive olamıyordum.

 

Çalıştığım şirket büyüktü. Şimdi kendi işimi yaparken geriye dönüp baktığımda sistem bu kadar kötü olmasına rağmen elde edilen kazancın neden o kadar yüksek olduğunu daha iyi anlayabiliyorum.

Çok sayıda insan “işine ilgisiz”

Güney Kaliforniya Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre kutu ofis modeli kurulan şirketler durgunluk dönemini ve eski zamanları hatırlatıyor.

 

Büyük şirketler ofislerini fiziksel olarak verimli kullanmaya çalışırken çalışanların verimini düşürüyor. Bu da işletmelerin karının her yıl 450 ila 550 milyon dolar arasında düşmesine sebep oluyor. Ve çalışanlar da her yıl en az 15 gün “hastalık izni” alıyor. Çalışanların her yıl bu kadar hastalık izni alması, işlerine ve ofis ortamına ne kadar ilgisiz olduklarını gösteriyor.

 

Washington Devlet Üniversitesi, ilgisiz çalışanların ekonomiye her yıl en az 300 milyar dolar kaybettirdiğini söylüyor.

 

Küçük şirketlerde çalışanlar doğal olarak daha mutlu

Benim çalıştığım yere göre daha küçük şirketlerde çalışan insanlar tanıdım ve işlerinde daha mutlu, daha motive olduklarını biliyorum. Küçük şirketler çalışanlarını daha iyi teşvik ediyor. Bunun sebebini açıklamaya çalışacağım.

 

Anlayışlı olmak

Aktarmalı uçuşlarınızda bir havaalanında mutsuz bir şekilde beklerken birinin anlam veremediğiniz bir şeye güldüğünü gördünüz mü hiç? Bu kişinin neden güldüğünü anlayamadığınızda sinirlenirsiniz. Aynı şekilde, küçücük masanızda ve kutu ofisinizde otururken şirketinizin yöneticisinin aldığı kararları anlayamadığınızda da sinirlenmeniz normal.

 

WSC bir makalesinde çalışanları asıl motive eden şeyin “insan doğasında olan anlamak ihtiyacı” olduğunu yazıyor. Yani çalışanlar işletmede neler olduğunu anladığında daha çok motive olabiliyorlar.

 

TSheets Time Tracking’e göre yöneticilerin daha şeffaf ve iletişime açık olduğu iş yerlerinde çalışanlar daha mutlu. Ancak yapılan anketlere göre günümüzde çalışanların yalnızca %42’si işyerlerinin değerlerini ve vizyonunu anlayabiliyor.

 

Küçük bir şirkette, şirketin vizyonu ve değerleri direkt olarak işyeri sahibi tarafından açıklanıyor, çünkü işyeri sahibinin küçük bir ofiste çalışanların her biriyle direkt iletişim kurması daha kolay. Çalışanlar, yöneticileri kendileriyle iletişim kurduğunda daha değerli ve motive hissediyorlar.

 

Başarmak

Havaalanı örneğine geri dönersek, aktarma sırasında beklerken kendinizi sıkışmış ve haliyle kötü hissedebilirsiniz.

 

Başarının pek çok şekli olabilir, başarıyı sadece maaş zammı ya da terfi olarak düşünmemek gerekir. Elbette somut bir getirisi olduğunda başarı daha net hissediliyor. TSheets’e göre çalışanlarına spor salonu üyeliği veren şirketler çalışanların moralini %71 oranında arttırabiliyor. Bu çalışanlar işyerlerinde gösterdikleri başarının kendilerine bu şekilde geri döndüğünü hissediyor ve mutlu oluyor.  

 

Küçük şirketler çalışanlarının hem mesleki hem de kişisel anlamda daha fazla “başarmasına” olanak sağlıyor. Şirket büyüdükçe de terfi daha mümkün hale geliyor.

 

Bağlılık

Havaalanındayken biriyle sohbet etmeye başladığınızda beklemeniz gereken o uzun süre size o kadar da uzun gelmez, sıkılmadan hatta zevk alarak geçirirsiniz zamanınızı. Bu, iyi bir motivasyon kaynağıdır.

 

Başka bir örnek de Mayo Kliniği tarafından yapılan bir çalışma. Çalışmada, kilo vermeye çalışan insanların a) daha küçük bir grubun üyesi olduklarında b) somut bir teşvik aldıklarında daha kolay kilo verebildiklerini ve daha motive olduklarını gösteriyor.

 

Ancak bu, küçük şirketlerin yüksek maaşlar vermeleri gerektiği anlamına da gelmiyor. Dale Carnegie’in yürüttüğü bir çalışmaya göre, küçük şirketlerde çalışanlar, ofis içi şeffaflığı ve iletişimi yüksek maaşa tercih ediyor.

 

Sonuç olarak, Carnegie çalışması küçük şirketlerde çalışanların %36’sının, büyük şirketlerde çalışanlarınsa sadece %29’unun işlerine “daha ilgili” olduğunu kanıtlar nitelikte. Tahmin edeceğiniz gibi, çalışanların mutluluğu ve motivasyonu elde edilen kazancı ve şirketin değerini arttırıyor. Bir pazarlama uzmanının raporuna göre, çalışanların moralinin yüksek olduğu şirketler rakiplerinden %20 daha başarılı oluyor ve şirketin piyasa değeri %47 oranında artıyor.

 

Yapılan tüm araştırmalar savımı destekliyor. Ancak durumu anlayabilmek için ille de istatistiksel bilgiye ihtiyaç yok. Zaten düşünüldüğünde çalışanların işine bağlı olduğu şirketler daha başarılı. Küçük şirketler ise çalışan bağlılığını sağlama konusunda daha avantajlı.  

 

Bu makale yfsmagazine.com’da Small Business Contributors, Daniel Matthews tarafından 2016’da yayınlanan yazıdan çevrilmiştir.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here