Kültürel çeşitlilik girişimciliği körüklüyor mu?

0
168

Göçmenlik, bölgeleri fark edilir bir şekilde kültürel anlamda daha çeşitli yapıyor ve 21. yüzyılın en büyük siyasi meselelerinden biri haline geldi. Sadece İngiltere’de yabancı uyruklu kişi sayısı son yirmi yılda 4 milyondan fazla arttı (çalışma yaşındaki nüfusun yüzde 15’inden fazlasını oluşturuyorlar). Dahası göçler her zamankinden daha kapsamlı bir halde. Göçmenlik tartışmaları artık Los Angeles’taki Meksikalılarla, Berlin’deki Türklerle veya Milan’daki Romanyalılarla sınırlı kalmayarak pek çok bölgede pek çok insanı ilgilendiriyor.

 

Doğal olarak bu değişiklikler ilgi ve endişelerde artışa yol açıyor. Sosyal ve politik huzursuzluklarının çoğu bölgelerdeki azınlıkların artmasıyla alakalı, özellikle de o azınlıklar ağırlıklı olarak düşük vasıflı olduklarında. Göçmenlik aynı zamanda kültürel çeşitliliğin ekonomik etkilerine olan ilgiyi de canlandırmaya başladı. Bizim ön makalemiz de girişimciliğe odaklanıyor, Avrupa çapındaki devletlerin ekonomik durgunluk sonrasındaki büyümeyi yönlendirme ve ABD gibi girişimcilikte lider ülkeler ile aralarındaki farkı kapatma hususunda yeni girişimlerdeki çıkarlarını inceliyor. (Rodríguez-Pose ve Hardy 2014).

 

 Kültürel bir ‘çeşitlilik payı’

 

Yakın zamanda yapılmış birçok araştırma kültürel çeşitliliğin farklı ekonomik sonuçlar ile ilgisini güçlü bir şekilde ortaya koydu. Yaratıcılık, inovasyon veya üretkenlik konuları arasında fark gözetmeksizin Batı Avrupa ve ABD’deki araştırmalar düzenli olarak ‘çeşitlilik payına’ kanıt sundular (Anderson et al 2005, Niebuhr 2010, Ottaviano ve Peri 2006). Birkaç adet faktörün bu ilişkiyi yönlendirdiği söyleniyor.

 

Her şeyden önce kültürel çeşitlilik, bilgi ekonomisini şekillendiriyor. Bunu bilgi tabanını genişleterek ve bölgenin bu yeni bilgiyi tanıma, asimile etme ve kullanma yeteneğini geliştirerek yapıyor. Yeni göçmenler bu resim içerisinde inovasyon ateşini tetikleyecek yeni fikirler ve yeni bakış açıları getirdikleri için önemli bir yere sahipler – daha vasıflı olduklarında daha da önem kazanıyorlar. Göçmen hareketliliği ile oluşan uluslararası ağlar, yerel ve göçmen işçilerin yetenek uyumlulukları ve göçmenler arasında riskli işlere (girişim kurma gibi) olan daha yüksek meyil gibi ek faktörler çeşitliliğe sahip bölgelerin ekonomik potansiyelini destekliyor.

 

Elbette çeşitliliğin potansiyel dezavantajları da mevcut. Sayılan tüm faydalar bir noktaya kadar bileşen topluluklar arasındaki uyuma ve etkileşime dayanıyor. Kapsayıcı olma ve tolerans kültürü olmadan çeşitli topluluklar arasındaki iletişim karışık ve maliyetli hale gelebiliyor. Kültürel farklılıklar kontrol altına alınmadığı  takdirde gruplar arasında sınırlı etkileşime, yanlış anlaşılmalara, daha düşük sosyal güvene ve en kötü senaryoda ırk ayrımcılığına, suça ve sosyal çatışmaya sebep olabiliyor (Easterly and Levine 1997).

 

 İngiltere ve Galler’de girişimcilik ve kültürel çeşitlilik

 

Girişimcilik ve kültürel çeşitliliğin ikisi de İngiltere’nin çeşitli bölgeleri arasında yüksek derece değişkenlik gösteriyor.

 

Analizler çalışma bölgelerindeki pratik bölgesel birimler kullanılarak yapıldı, dolayısıyla sonuçlar yerel ekonomiler bazında yorumlanabilir.

 

Kültürel çeşitliliği etnik yapı bazlı ve doğum yeri bazlı olmak üzere iki farklı kategoride ölçüyoruz. Her ne kadar göçler ile birbirlerine bağlı olsalar da bu iki ölçüm hem istatistik hem de konsept olarak birbirlerinden farklı.

 

atkin-fig1-3-dec

 

Şekil 1a ve 1b’de görülebildiği gibi her iki ölçüm büyük şehirlerdeki kültürel çeşitlilik konsantrasyonunu yansıtıyor. Ancak doğum yerine göre kültürel çeşitliliğe sahip olan şehirlerin güneyde ağır bastığı, London ve Reading gibi şehirlerin birer geçiş şehri rolü üstlendiği ve etraflarındaki şehirlerin göçmenler için esas varış yerleri olduğu açıkça görülebiliyor.

 

Kavramsal olarak farklı arka planlardan gelen insanların kendi özel yetenekleri, problem çözme yolları ve dışarıdaki marketlerle sahip oldukları güçlü, sömürülebilir bağlantıları sebebiyle birbirlerinin bütünleyicileri olabilecekleri düşüncesi, aynı bölgelerde yaşayan, aynı bölge ve okullarda eğitim görmüş insanlardan ziyade farklı ülkelerde büyüyen ve farklı eğitim sistemlerinden geçmiş insanlar için daha uygun olabilir.

 

Aynı zamanda etnik çeşitliliği istihdam ve eğitim ile ilgili yetenek seviyelerine göre ayırabildik. Doğum yerine göre kültürel çeşitlilik için 2001 nüfus sayımında benzer bir veri yok. Bu veriyi çeşitliliğin bir bütün olarak ne kadar önemli olduğunu değerlendirmek veya sadece (yüksek yeteneğe sahip olan) özel bir grubun  girişimciliği yönlendirip yönlendirmediğini değerlendirmek için kullandık.

 

İngiltere ve Galler’deki girişimcilik yoğunlukları aynı kültürel çeşitlilik gibi önemli ölçüde çeşitlilik gösteriyor. Şirket kurma kayıtlarını kullanarak tüm yeni KDV şirketlerindeki ve sektöre özel ölçümler yaparak bilgi birikimi ağırlıklı hizmet firmalarındaki girişim yoğunluklarını çıkardık (Şekil 2a ve 2b)

 

141204-startup-rates-across-UK-Vox-chart

 

Çeşitlilik ve girişimcilik haritalarının görsel karşılaştırılması özellikle bilgi birikimi hizmet firmalarında bazı benzerlikleri ortaya çıkartıyor.

 

İstatistiksel korelasyonlara göre, uyruk çeşitliliği girişimlerle etnik çeşitlilikten çok daha fazla ilintili (0,35’e 0,06). Aynı model bilgi birikimi ağırlıklı hizmet girişimlerinde de gözleniyor ancak ilişki biraz daha kuvvetleniyor (uyruk 0,68, etnik 0,37)

 

Yakın tarihte göç edenler ve yetenekler önemli

 

Konumsal regresyon tekniğini (bölgeler arası taşmaları açıklamak için) ve büyük bir alternatif açıklayıcı değişkenler kümesini kullanarak kültürel çeşitliliğin girişimcilik için önemli olduğu düşüncesini destekleyici sonuçlar bulduk.

 

Kontrol değişkenlerinden girişimcilik ile yakından ilgili olan faktörleri şöyle sıralayabiliriz: insan sermayesi (bölgedeki üniversite mezunları oranı  şeklinde), düşük işsizlik oranları ve farklı alanlara dağılmış endüstriyel yapısı.

 

Ancak başlıca bulgumuz çift yönlü

 

Birincisi uyruk çeşitliliği girişimler ile daha yakından alakalı, özellikle de bilgi birikimi ağırlıklı olduklarında. Bu da girişimcilik ortamını  esas geliştirenlerin yerel işgücünü yetenekleri ve perspektifleriyle bütünleyen yeni göçmenler olduğu görüşünü destekliyor.

 

İkincisi, yine özellikle bilgi birikimi ağırlıklı girişimlerde olmak üzere, en çok yüksek yetenekli kişiler kademesindeki çeşitlilik önemli. Bu bulgu daha vasıflı azınlıklar ve göçmenlerin daha iyi kaynaştığı, bilgilerini, bakış açılarını ve bütünleyici becerilerini kültürel çeşitliliğin faydalarını ortaya çıkartacak şekilde paylaşabildikleri düşüncesi ile uyumlu. Vasıfsız olanlar içinse sadece bütünleyicilik büyüklük olarak daha az olmakla kalmıyor, paylaşım yeteneği de kaynaşma bariyerleri sebebiyle engelleniyor.

 

Ancak neyin neye sebep olduğu sorusu bu tip bir analizin geçerli olması için önemli bir mesele. Bölgeler kültürel çeşitliliği barındırdıkları  için mi girişimcilikte başarılı oluyorlar yoksa girişimcilikteki başarı göçmenleri çekerek kültürel çeşitliliğe mi sebep oluyor?

 

Her iki kanalın da etkisi olsa da, bulgularımızın sağlamlığını nedensellik sorunlarına karşı kontrol etmek için araçsal bir değişken tanımlaması kullandık.

 

Kullanılan araç  literatürde de bolca bulunabileceği gibi Card’dan (2001) esinlenilen bir vardiya paylaşımı aracıydı.

 

Bu stratejiyi kullanarak her bölgede çeşitliliğin girişimcilik performansıyla ilişkisine somut kanıt bulduk.

 

Politikalar için sonuç

 

Bulgularımız politikalar hakkında birkaç önemli endişeyi ortaya çıkartıyor.

 

Değişik kökenlerden yakın zamanda göç eden göçmenler, eski göçmenlerin soylarından gelenlere göre daha dinamik bir girişim ortamı şartları  oluşturuyorlar. Bu durum en açık bir şekilde bilgi birikimi ağırlıklı  girişimlerde gerçekleşiyor. Bu bağlamda İngiltere İç İşleri Bakanlığının yakın zamanda göçleri kısıtlamak için çıkardığı  kanun girişimcilikte önemli bir probleme sebep olabilir ve bu da istihdam jenerasyonunu ve ekonomik büyüme potansiyelini etkileyebilir.

 

İkinci olarak sonuçlarımız gösteriyor ki, en azından kısa vadede yüksek vasıflı göçmenlerin girişine getirilecek herhangi bir kısıtlama girişimcilik anlamında negatif ekonomik sonular doğurma potansiyeline sahip. Eğer İngiltere iş için fırsatlara açık statüsünü geliştirmek istiyorsa en iyi şansı dünyanın dört bir yanından yüksek vasıflı göçmenleri çekmeyi bir slogandan gerçeğe dönüştürmektir.

 

Bu makale  Adres Rodriguez-Pose ve Daniel C. Hardy’in  4 Aralık 2014 tarihinde weforum.org’da yayınlanan yazısından çevrilmiştir.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here