Neden Girişim Stüdyosu?

0
196

İlk örnekleriyle 21. Yüzyılın başlarında karşılaşmaya başladığımız, sektörde Venture Builder gibi isimlerle de duyduğumuz Startup Studio’ları kısaca ‘sistematik bir şekilde yeni girişimler üreten organizasyonlar’ olarak tanımlayabiliriz. Girişim Stüdyoları, organizasyonlarını temel olarak beş farklı aksiyon çevresinde şekillendiriyorlar: İş fikirlerinin belirlenmesi, takımların oluşturulması, yatırım bulunması, girişimleri yönetmek veya yönetmeye yardımcı olmak, muhasebe ve hukuk gibi ortak hizmetleri sağlamak.

Girişim Stüdyoları’nın verdiği hizmetlere baktığımızda, girişimciye teknolojisini ya da hizmetini en hızlı geliştirebileceği konfor alanını yarattığını görüyoruz. Diğer programlara kıyasla daha büyük hisseler almayı tercih etmelerine rağmen, girişimciye her ihtiyaçta destek sağlamaları ve hızlı ölçekleme imkanı sunmaları Startup Studio’ların en büyük değer önerisini oluşturuyor. ‘Peki, neden Girişim Stüdyosu?’ sorusuna cevap verebilmek için; Venture Capital (VC), Accelerator ve Incubator gibi  programlardan farkını biraz daha incelememiz gerekiyor.

Venture Capital’ların karakterlerine göre girişimcilere farklı destekler sunmayı teklif etmelerine rağmen ilk ve en temel hizmetleri girişime sağladıkları finansal destek olarak gözüküyor. Fakat girişimciler finansal destek dışında; nitelikli iş gücüne, ortak hizmetlere, çeşitli bağlantılara ve çok daha fazlasına da ihtiyaç duyuyorlar. Bu noktada Girişim Stüdyoların girişime ekstra bir kurucu paydaş gibi dahil olması ve alanında yetkin danışmanları, farklı yetenekleri, gerekli bağlantıları girişimlere sunması VC’lerden en büyük farkını oluşturuyor.

Yukarıdaki tabloda da belirtildiği şekilde, Accelerator ve Incubator’lar dışarıda oluşturulmuş ve fikri belirli bir seviyede olgunlaşmış takımlara belirli bir süreliğine mentorluk ve ortak hizmet desteği sunuyorlar. Girişim Stüdyoları ise bu iki organizasyonun aksine fikrin ortaya çıkış sürecinden, exit yapılana kadar girişimlerle iç içe bir hizmet olanağı sunuyorlar.

Stüdyoların Hikayesi

Girişim Stüdyoları’nın tarihine baktığımızda ise ilk örnek olarak kabul edilen idealab’ın 1996 yılında faaliyetlerine başladığını görüyoruz. Sonrasında, sayısını eksponansiyel şekilde arttırmaya devam eden stüdyoların sayısı ise günümüzde 150’ye kadar çıkmış durumda. Günümüzde ise en büyük örnekleri Almanya çıkışlı Rocket Internet, Birleşik Krallık çıkışlı Founder’s Factory ve Fransa çıkışlı eFounders olarak gösterilebilir. Stüdyolarda ortaya çıkarılan  girişimleri incelediğimizde ise Twitter, Medium, Lazada ve Food Panda gibi çok bilindik şirketlerle karşılaşmak mümkün.

Türkiye’de ise Softtech Teknoloji’nin kurmuş olduğu Softtech Ventures, Fibabanka’nın hayata geçirdiği Finberg gibi stüdyo yapılarından sonra Tamer Group’un ise Tamer Capital adlı bir stüdyo kurma çalışmalarına başladığını duymuştuk.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here