Parakende Günleri Notlarım

0
594

Herkese selamlar,

Ben Ferit, Girvak’tan mezun olmamın üzerinden bir yıl geçti, ancak vakıf öğrenme yolculuğumuza destek olmaya devam ediyor. Bunlardan en yenisi “Retail Days 2019” konferansı oldu.

Müteşekkirim 🙂

Şimdi gelin birlikte perakendecilikte neler olup bitiyor şöyle bir turlayalım.

Bilindiği üzere market alışverişlerinden kozmetiğe, ev temizliğinden yemeğe birçok kategori hararetli bir dönüşüm yaşıyor. Hatta ben bu dönüşümün hızını doğru anlayabilmek için benden yaşça büyük insanlara sık sık sorular soruyorum. Bu baş döndürücü hız hep böyle miydi yoksa ben mi bu konularla daha çok ilgilendiğim için hissediyorum? Genellikle  “Bu devir başka bir devir evladım” yanıtını alıyorum.

Velhasıl-ı kelam buna rağmen bahsi geçen dönüşümleri, büyük resmi hep birlikte takip ede duralım. Ben resmin içindeki küçük manevralardan, vites değişikliklerinden bahsetmek istiyorum.  

  • “Türkiye’de e-ticarette sepeti terk etme oranı %90 seviyelerindeymiş.”

Oldukça yüksek bir oran. Tabi ölçülmesi daha kolay olduğu için e-ticaret rakamlarını paylaşabiliyorum, ancak fiziki mağazalarda “öyle bir gelip rafları gezerken birkaç ürünü alıp sonra muhtelif noktalara bırakıp çıkan müşteriler” de az değil. Bu sepeti terk eden müşteri öyle sadece bakıp çıkan, fiyat karşılaştıran müşteriden biraz farklı, daha ciddi alıcı. Ama bir şeyler yolunda gitmiyor olsa gerek ki terk-i diyar ediyor.

Elbette soruyorlar bu müşterilere 

Neden terk ettiniz? 

İlk cevap; 

“Belirsizlikler” oluyor.

İptal iade süreçlerinin net olmaması, teslimat nasıl yapılacak, ne zaman gelecek, geldiğinde bir problem çıkarsa ne yapılacak gibi gibi… Kısaca her türlü belirsizlik tüketiciyi alışverişi bıraktırıp, başka türlü araştırmalara girişmesine sebebiyet veriyor.

Bu belirsizliklere verilen reçetelerse bilinen şeyler; 

  • Müşteri hizmetlerinin erişilebilir olması, 
  • Erişildiğinde problem çözücü olması 🙂 
  • Bir başka öneri gerçekçi “sosyal kanıt” oluşturmak. 

Gerçekçilik.

  • “Pazarlık yapmak müşteride “kazıklanmadım” ve “kar ettim” hissi uyandırıyormuş.”

Klasik pazarlamada kurbanlık alır gibi uzun müddetli el sıkışamayacağımıza göre burada verilen tavsiye; “Tüketiciye tercih hakkı sunun.” oldu. Ödeme tercihi olur, teslimat tercihi olur.  

  • “Türkiye’de yetişkinlerin %31’nin hiçbir banka hesabı yokmuş.” 
  • Bu oran 25 milyon kişi demek.

Kadınların %46’sının banka hesabı yok ve bankacılık hizmetlerinden yararlanmıyorlar.

Bu kadınların %72’si eşlerinin banka hesabı olduğu için hesap açmıyorlar.

Banka hesabı olmayan kadınların %88’i mobil telefon kullanıyor.

KPMG’nin 2019 yılı sonunda yaptığı bu araştırma da gösteriyor ki fırsat bankasızlarda

Özellikle dijital cüzdan uygulamalarıyla bankaların aradan kaldırılması ve tüketicinin harcamalarını takip edebilme imkanı perakende sektörünün yönünü bu tarafa çeviriyor. Harcamaları takip etmek her kategori için çok kıymetli bir bilgi. 

Burada uyarlanabilecek en güzel örnek; Uber Cash. Uber bu ürünüyle aslında bir ödeme yöntemi. Şu an için yolculuk, yemek, bisiklet ve scooter’lar ödemeleri için kullanılabiliyor.  

Öne çıkan ve birbiriyle ilişki kurulabileceğini düşündüğüm notlarımı paylaştım. Yazması çok keyifli olan bu satırlar umuyorum sizler için de faydalı olur.

Sevgiler.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here