Reklam Engelleyicilere Yakalanmaktan Kaçınmanın 3 Yolu

0
139

Herkes reklam engelleyiciler kullanırken, reklamlarınızın görüldüklerinden nasıl emin olabilirsiniz?

Hadi bir kelime çağrışım oyunu oynayalım. Online reklamları düşünen birisinin aklına ilk gelen şey nedir? “Rahatsız edici” ve “açıkça sinir bozucu” kavramları, hoşnut olmayan internet kullanıcıları tarafından kullanılan memnuniyetsizlik ifadelerinden sadece iki tanesi. Geri kalanını sizin hayal gücünüze bırakıyorum.

 

Web sitesi yayıncıları, yayınladıkları reklamların düşük kalitede olması sebebiyle, artık mahallenin havalı çocukları değiller. Makaleniz ne kadar değerli ve bilgili olursa olsun, okuyucuların gözlerine reklamları sokmanız durumunda, akıllarında kötü bir izlenim oluşuyor ve bu izlenim kalıcı hale geliyor. Bu çok zor bir şey değil. Bir artı bir gibi basit bir işlem: Sadık kullanıcılarınızı, rahatsız edilmeden ve keyif alarak bir şeyler okumak istediklerinde reklam bombardımanına tutarsanız, geri dönüş sağlayabilecek ziyaretçilere sahip olmayı ummak gerçekçi olmaz. O rahatsız edici reklamları savuşturmak için insanlar, bir reklam engelleyici yazılım indirmekten başka bir seçenekleri olmadığını hissediyorlar.

 

Şahsen ben, interneti reklam engelleyici yazılım kullanarak gezen 198 milyon insandan biriyim. Şimdiye kadar reklam engelleme sistemleri, dünya çapında şirketlere yaklaşık 22 milyar dolarlık reklam geliri kaybına mal oldu. Dahası, sadece geçtiğimiz yıl, dünya genelinde reklam engelleme sistemlerinin kullanımı %41 arttı. Tüm bunları tek seferde kabullenmek biraz zor; ancak bu gerçekler herhangi bir reklam vereni ya da yayıncıyı titretmeye yeter.

 

Belirgin korkunun yanında yayıncılar, büyük bir velvele koparıyorlar ve haksızlığı protesto ediyorlar. Amaca yönelik bir bakış açısından bakılırsa, kullanıcıların webde gezinebilmeleri, paralı içeriklere ücretsiz ulaşmaları ve kullandıkları sitelerdeki reklamları engellemek için üçüncü taraf yazılımlar yüklemeleri gerçekten de adil bir durum mu?

 

Yayıncılar, bu engebenin ötesine geçebilmek için, yeni dağıtım ve yayınlama metotları bulmalı ve kullanmalılar. Eğer müzik endüstrisi ücretsiz streaming dramından sağ çıkabildiyse, reklamcılar da reklam engelleme sorununun üstesinden gelebilirler.

 

Eğer onları yenemiyorsanız, onlara katılın – ya da yenilikçi ve karşıt çözümler bulun.

 

1. Doğallaşın

Doğal reklamlar, markaların ve yayıncıların “banner körlüğü”nün üstesinden gelmelerine yardım ediyorlar. Diğer bir deyişle insanlar, bu reklam formatlarını görebilir ve kolayca görmezden gelebilirler; çünkü bu reklamlar zorla araya giren tipler değiller. Yayıncılar, online testler, anketler ya da infografikler gibi interaktif içeriklerle, doğal reklamların avantajlarından faydalanmaya başladılar. Bu, kullanıcılarla etkileşime girmenin ve dikkatlerini reklamınıza çekmenin fevkalade bir yolu. Bu tür reklamları, sitenin içeriğine uyumlu olacak şekilde oluşturabilirsiniz. Bu şekilde kullanıcılar, rahatsız edici olmayan reklamlarla karşılaşıyorlar ve bu reklamlar kullanıcıların deneyimlerini de iyileştiriyorlar. Huffington Post’un, “Pope Francis Quiz: 19 Questions To Test Your Knowledge – Papa Francis Testi: Bilginizi Ölçmeniz İçin 19 Soru” başlıklı makalesine, Apester’in dijital platformu tarafından desteklenen, interaktif bir test eklediği örneği ele alalım. Benzer yayıncılar da aynı aksiyonu alsalardı, onlar da internetin maruz kaldığı reklam engelleme probleminin üstesinden gelebilirlerdi.

 

2. Para Bayılın

Bu yenilgiyi kabul ettiğiniz ve taleplerine daha fazla karşı gelemediğiniz anlamına gelse de, hesaba katılması gereken bir seçenek. Financial Times’a göre Google, Amazon ve Microsoft, sitelerindeki reklamları engellememesi için AdBlock Plus yazılımına para ödedi. Sus payı gibi görünse de, bu durumda yayıncıların, reklamlarının engellenmesi konusunda endişe duymalarına gerek kalmıyor.

 

3. AdBlocker Denetimi

Kapının arkasında en sert seçeneğimiz var. Yayıncılar, kullanıcıların reklam engelleyici kullanmaları durumunda, içeriğin görüntülenmesini engelleyebilirler. Bunun yerine, kullandıkları reklam engelleyici yazılım sebebiyle sayfayı görüntüleyemediklerine dair bir uyarı mesajı görürler. Bu parıltılı bir seçenek gibi görünse de, içerik engellemeniz yayınlarınızı, kitlenizin gözünde daha olumsuz bir konuma getirir ve ilişkinizi zedeler. Ek olarak, eğer ki içeriğiniz özgün değilse ve engelleme yapmayan başka sitelerde de bulunabiliyorsa, bu yöntem pek işe yaramaz. Karşılıklı kayıp durumunun olması sebebiyle bu seçenek, diğer tüm seçeneklerin başarısız olmaları durumunda tercih edilmelidir.

 

Yayıncıların harekete geçmeyi reddetmeleri sebebiyle reklam verenlerin sektörden çekilmeye başlamaları, büyük bir utanç olur. Önerdiğim çözümler, var olanların sadece bir kısmı. Bir yayıncı olarak bunu bir yenilgi olarak görmekten ziyade, karşılıklı faydanın olduğu iki dünyanın birlikteliği olarak düşünün.

 

Bu makale businesscollective.com’da Ben Lang tarafından yayınlanan yazıdan çevrilmiştir.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here