Seyahat Uygulamaları & Ekonomik Seyahat 101

0
163
Budapeşte Parlementosu, 2017

Birisi size hobileriniz sorduğu zaman hiç durup da uzun süre düşündüğünüz oldu mu? Bu soruya bazı insanlar satranç oynamak diye cevap verir, bazıları bisiklet sürmek, gitar çalmak ya da çeşitli aktiviteler; fakat bu soru bana sorulduğunda şimdiye kadar hep cevabım seyahat etmek oldu. Daha liseyi bitirmeden birçok plan, birçok hayal kurmuştum kafamda. O zamanlar çok popüler değildi ama “Interrail” adında bir tren seyahati yeni yeni adını duyurmaya başlamıştı, gidenlerin yazılarını okumak paylaştıklarını görmek beni büyülemişti. Ben de o zaman kendime bir söz verdim ve yorucu sınav senesinden sonra her yaz kendime vakit ayırıp başka yerlere seyahat edeceğim dedim.

Tabii öğrenci olarak seyahat etmek o kadar da kolay değil… Hele ki uluslararası bir seyahat düşünüyorsanız sürekli paranızı 8 ile, hatta 10 ile çarpmak sizi çok yıpratacaktır. Ama birkaç ipucuyla seyahatlerinizi ekonomik şekilde gerçekleştirebilirsiniz. Şimdi bu yazımda size öğrenci usulü, cep dostu ya da “Backpacker” olarak (siz en rahat nasıl isimlendirirseniz o şekilde) nasıl seyahat edebileceğinizi anlatacağım. Ayrıca tecrübelerimden kendi ekonomik ipuçlarımı sizinle paylaşacağım.

Öncelikle tanışalım herkese merhabalar, ismim Kubilay 23 yaşındayım ODTÜ İşletme son sınıf öğrencisiyim, Girişimcilik Vakfı 2020 Fellow’larından biri de benim!  Şimdiye kadar 12 ülkede birçok şehri ziyaret ettim ve çeşitli gezileri kendi başıma ya da arkadaşlarımla birlikte düzenledim, bu yazımda kendi seyahatlerimden yola çıkarak sizlere genç yaşta nasıl ekonomik bir şekilde seyahat edilir, hiç yurtdışına çıkmadıysanız nasıl çıkıp gitmek istediğiniz yerlere planlar ayarlayabileceğinizden bahsedeceğim. Ayrıca bazı basit ve ücretsiz ama hayat kurtaran uygulamaları da sizlerle paylaşacağım. Şimdi hazırlıkların ilk adımı ile başlayalım!

Planlamak gezmenin yarısıdır!

Siz ilk tekmeyi atana kadar bu serüven başlamaz 🙂
Dancing House, Prag, 2017

Altın kural “özgürlük”. Hiçbir zaman kendinizi promosyonlarla, reklamlarla kandırarak farklı seyahat acentelerinin ya da turların esiri etmeyin! Elinize bir kâğıt kalem alın ve bütün aklınızdan geçenleri yazıya dökün. Öncelikle nereyi gezmek istiyorsunuz? Örneğin Doğu Avrupa’ya gitmeyi istediniz diyelim, burada hangi ülkeleri ya da özellikle şehirleri gezmek istiyorsunuz? Bu konuda da hiçbir fikriniz yoksa sizi ilk ve en hayat kurtarıcı uygulamalardan biri olan “Tripadvisor” ile tanıştırayım 🙂

Uygulamanın en güzel yanı dünyanın herhangi bir yerinden bir şehir girdiğiniz zaman size gezilecek yerleri gösteriyor olması. Eğer kafa karışıklığı yaşıyorsanız ilk olarak buradan şehri ya da ülkeyi aratarak gezilecek/görülecek yerlere bir göz gezdirebilirsiniz, şehirde yapılacak aktiviteleri de kolayca görebilirsiniz. Ayrıca başka bir güzel yanı da restoran ve kafeleri de araştırabilmeniz! Eğer siz de benim gibi farklı mutfakları denemeyi seviyorsanız burada nerelerde yiyebileceğinizi görebilirsiniz. Ayrıca bir güzel yanı da farklı fiyat aralıklarında opsiyonları görebilmeniz, hatta bazı görsellerde menülere bile daha gitmeden erişebilirsiniz. Bu sayede yeme-içmeye ne kadarlık bir para harcayacağınızı da kaba bir hesapla bulabilirsiniz.

Yukarıda bahsettiğim planlamanın ilk adımı yani “rota”nız aslında tamamen bütçenizle bağlantılı. Yani 10 günlük bir tatile 400€ ayırdıysanız uygun bir yere 600€ ayırdıysanız biraz daha pahalı başka bir yere göre planlayabilirsiniz. Ülkelere/şehirlere karar verdiyseniz gelelim ikinci kısma: Uçak bileti. Bu konuda biraz araştırma yapmanız gerekebilir. Kişisel olarak tavsiyem eğer kafanızda gitmek istediğiniz yerleri belirlediyseniz, başlangıç için bunlar arasında seçici olmayın. Yani İtalya içinde planladığınız bir gezi illa Venedik’ten başlayacak diye bir kaide olmamalı, rotanızda mevcut olan bütün şehirlere tek tek bakarsanız örneğin Venedik’e uçuş 1500 TL iken Roma’ya 300 TL olabilir. Biletlerinizi gidiş-dönüş olarak değil de ayrı ayrı tek yön biletlere bakarsanız da dönüşün uygun olduğu yerden alarak rotanızı revize edip bütçenize bir miktar daha katkı sağlayabilirsiniz.

Avrupa’ya gittikten sonra rotanızdaki duraklar arasında otobüs, tren ya da uçakla seyahat edebilirsiniz ama genellikle en hesaplısı otobüs oluyor. Bütçeyi ufak tutmak istiyorsanız otobüse ağırlık vermelisiniz; yine de WizzAir, Ryanair gibi havayolu şirketlerinin de kampanya dönemleri 15-20€ gibi fiyatlarla Avrupa içinde uçtuğunu da unutmamak gerek.

Avrupa Yolcusu Kalmasın!

Otobüs seçeneği için en faydalı uygulama “Flixbus” diyebilirim. Şimdilerde bizim Kâmil Koç ile de ortaklık yapmışlar, bu sevindirici bir haber 🙂 Flixbus ile çoğu şehir arasında konforlu bir şekilde ucuza seyahat edebiliyorsunuz. Rota oluştuktan sonra buradan otobüs biletlerinin fiyatlarını öğrenebilirsiniz. Eğer uzun otobüs yolculukları sizi sıkmıyorsa ve çevreyi seyrederek gitmek hoşunuza gidiyorsa Flixbus tam size göre. Ayrıca ülkeler arası seyahatte bazen 6-8 saat yolculuğunuz varsa “Backpacker usulü” yolculuğunuzu geceye ayarlayıp konaklamadan tasarruf edebilirsiniz. Bu şekilde belki gideceğiniz yerde fazladan birkaç müze ziyaret edebilirsiniz ya da yöresel bir lezzet deneyimleyebilirsiniz!

Unutmadan hatırlatayım, gideceğiniz ülkelerde Google Maps’in offline haritalar özelliğinden faydalanarak gitmeden haritaları indirebilir ve gezeceğiniz yerleri işaretleyebilirsiniz. Seyahatinizden döndüğünüz zaman bu işaretlediğiniz yerler size güzel anılar bırakacaktır!

Söz uçar yazı kalır!

Ayrıca güzel anılarınızı ya da ziyaret ettiğiniz yerlerde öğrendiklerinizi not alabileceğiniz birçok not uygulaması mevcut. Telefonunuzdaki herhangi bir not uygulaması işinizi görecektir elbette fakat yine de ben kullandığım Google Keep’i sizlerle paylaşayım. Benim için artı yanı bütün cihazlarla senkron olması oldu, bu sayede her yerden kolayca erişebiliyorum. Gezerken kesinlikle not almalısınız!

Gezginlerin buluşma noktası: Hosteller

Konaklama konusundaysa eğer farklı bir çözüm arıyorsanız ve insanlarla kaynaşmak da istiyorsanız Couchsurfing güzel bir yöntem olabilir. Bu uygulama gideceğiniz şehirde misafir kabul eden insanlarla eşleştiriyor diyebilirim. Bunu ekonomik yönden düşünmekten ziyade kültürel bir etkileşim olarak düşünmek daha doğru olacaktır. Bir de her zaman yaşanabilecek aksiliklere karşı temkinli olmak en iyisi. Bunun yanı sıra cep dostu konaklamanın ilk akla gelen yolu “Booking.com” oluyor. Burada çok uygun fiyata birçok hostel bulabilirsiniz. Hosteller genellikle yurt tipinde odalardan oluşan, birçok gezginin vazgeçilmez konaklama tercihidir. Bir odada 2 3 kişinin kaldığı hosteller olduğu gibi 15 kişinin de ortak kaldığı yerler mevcut (Evet burada da kaldım!). Sadece uyumak için uğrayacağım bir yere çok para vermesem de olur diyenlerdenseniz tam size göre. Euro kuru her geçen gün yükselmekte fakat bundan birkaç sene önce Budapeşte’de 2 arkadaş 40’ar TL’ye hostelde konakladığımızı hatırlıyorum. 10-15€’ya çeşitli alternatiflerin bulunabileceği bir platform olan Booking, konaklama hakkında bütün detayları size sunuyor ve güvenli ödeme imkânı da sağlıyor. Bir aksilik yaşamamak adına burada kiralama yaparken ücretsiz iptal olan seçeneklere öncelik verirseniz eğer olası program değişikliklerinde zararı minimuma indirgemiş olursunuz. Ayrıca Booking size kalacağınız yerin gezilecek noktalara, istasyonlara, havalimanına vs. olan uzaklığını da söylüyor ve bu bence göz önünde bulundurulmalı.

Vatikan Müzesi, Vatican City, 2017

Eveeet, buraya kadar kafanızda bir şeyler şekillenmeye başlamıştır diye düşünüyorum. Korona belki seyahat konusunda bizi engelleyip uzun süredir evlerimize tıkmış olabilir, fakat yakında bu süreç bittiğinde planlara tekrardan başlıyor olacağız. Umarım o günler geldiğinde paylaştığım ipuçları sizlere yardımcı olur. Planlama aşaması bitti, artık yola çıkıyoruz! Bir sonraki yazımda ise ve yola çıkarken nelere dikkat etmeliyiz ve seyahat halindeyken işinize yarayabilecek ipuçlarını paylaşacağım. O zamana kadar sağlıcakla kalın!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here