Sonunda Karar Verdik: Teknolojik Kıyamet Geliyor. İki Soru Var: Ne Zaman ve Kim Tarafından?

Eğer unicorn CEO’nuz bu konuda endişeli değilse istifa edin.

 

Neredeyse on senedir, Vadi’nin takipçileri dot-com balonunun yeniden şişmesi konusunda endişeli.

 

Ve son on yılın büyük kısmında da bunun neden ekonomikten ziyade daha çok duygusal bir argüman olduğuna dair büyük açıklamalar yapıldı.

 

Prensipte kamu pazarlarındaki kızışmış ücretlerle profesyonel risk sermayesi yatırımcıları arasında büyük bir fark var. 90’ların sonlarında girişimciliğinizin boyutu şirket oluşumundan halka arza ne kadar hızlı geçtiğinize göre ölçeklendiriliyordu. Bugünlerdeyse bunu ne kadar uzun süre erteleyebildiğinize bakıyor.

 

Ama son on yıldır aynı şeyin tekrar olmayacağının kanıtı olarak tutunduğumuz bu tek temel fark da bizi kontrolden çıkaran şey oldu: Çok az miktarda sorumlulukla ve yükselen fiyatlarla sınırsız özel yatırım alma isteği – ve yeteneği.

 

Şimdi herkes girişimlerin aşırı uçlarda yaşadığı konusunda hemfikir ve hesaplaşma günü yaklaşıyor. Bugünün farkı ise ekonomik balonlanmanın yaşadığı bir zamanda bulunduğumuzu düşünüp düşünmemeniz. Yaklaşan evrenin adı da bu. Eğer bardağın yarısını dolu gören risk sermayedarlarındansanız bu bir “düzeltme”, yarısını boş görüyorsanız da “yıkım” olacaktır.

 

Son çeyrekte daha da fazla risk sermayedarı aktif rol almaya başladı: Mark Suster, Fred WilsonMike Moritz ve yılın büyük kısmını son evrelerdeki mega turları eleştirmeye çalışarak geçiren kehanetçilerin kralı Bill Gurley  (halbuki Son yatırımları Snapchat ve Uber trendin liderleri).

 

Son on yılının büyük kısmını “herkes bir ekonomik balonlanmadan endişe duyuyorsa büyük ihtimalle öyle bir şey yoktur”dan kamu teknoloji liderlerinin fiyat kazancı oranına kadar mantıklı balonlanma karşıtı argümanlar sunmuş olan Pando yatırımcısı Marc Andreessen bile geçenlerde şöyle bir Tweet attı:

 

Pazar döndüğünde (ki dönecek), kimlerin can simidi olmadan yüzdüğünü öğreneceğiz: Burn-rate’i yüksek birçok şirket BUHARLAŞACAK.

 

“Balon” kelimesini kullanmak yerine ortalığı daha az karıştıracak olan “burn-rate’i kullanmış. Yine de bu, dünyada şu an olan şeylerin artık sürdürülebilir olmadığını itirafı olduğu kabul edilebilir.

 

Sağlam kanıt

 

Girişimlere giren para artmaya devam etse de işaretler kendini göstermeye başladı. Bunlardan bazıları fıkra gibi. İşte aralarından bazıları:

 

  • Fab, Jawbone, Evernote ve hatta Dropbox gibi unicornların büyük ortak yatırımcıları, yatırımlarını azaltmış. Bunların her biri, her şirket için ayrı ayrı zorluklar anlamına gelebilir. Ama belki de bu zorluklar başka bir finansman ikliminde bekleniyordu ve şirketler bu kadar büyük değerleme alıp beraberinde de sahte bir güvenlik hissine kapılmayacaktı. Böyle tökezlemeler, değerlemesi ne kadar fazla olursa bir girişimin yıkım yaşaması için de o kadar yer yarattığı anlamına geliyor. Eskiden başarı olarak görülen çıkışlar aniden başarısızlık olarak görünmeye başladı.

 

  • Şirketlere giren ve artış göstermekte olan para miktarıyla azalmakta olan anlaşma sayısının arasındaki uçurum artıyor. Önceden de yazdığım gibi, bu neredeyse hiçbir zaman sürdürülebilir bir trend değildir. Risk ve teknoloji pazarında ne kabalık ne de dikkafalılığın olmadığı, bunların yerine fikir ayrılıklarının yaşandığı bir noktaya varıyoruz. Çatlamakta olan yeryüzünün her iki tarafında da bir ayağınızın durduğunu düşünün. Eninde sonunda bir tarafına zıplamanız gerekeceğini bilecek kadar felaket filmi izledik.

 

  • Bu noktanın ötesinde, Ağustos’taki erken aşama anlaşmaların sayılarının yanında harcanan para miktarında da Temmuz 2014’ten beri hiç görülmemiş seviyelere kadar düşüşü gözlendi. On iki aydır erken aşama yatırımlarında 1 milyar dolardan az para yatırımının yapıldığı ilk dönem buydu. Bu durum, dolar ve anlaşmalar arasındaki uçurumu pekiştiriyor. İnsanlar zaman tükenmeden ileri evre anlaşmalarını bağlamaya yükleniyor. Bu sırada da yeni adaylara yatırım yapmaya az bir istek duyuluyor; çünkü zor zamanlar kapıda ve herkes sermayenin bu dönemli atlatmaya yetmeyeceğinden korkuyor. Bir kez daha dot-com yıkımının hemen ardından gelen hesaplaşmayı gördük. Erken aşama yatırımları, yapılan tüm anlaşmalardaki yüzde çapında tarihi bir düşüşe geçti.

 

  • Halka arz pazarı zayıflamaya başlarken exitler sayesinde girişimlere giren para, çıkan paradan daha fazla. Şuna bir bakın:

 

0 Shares:
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şunlar da Hoşunuza Gidebilir

Meşgul Olmak ile Üretken Olmak Arasındaki Farklar

Özellikle son zamanlarda karşılaştığım kuruculardan çoğu çok fazla çalışmasına rağmen çok az yol kat edebiliyor. Bunun sebebi fikirlerinin kötü olması, birlikte çalıştıkları ekibin zayıf olması ya da sermayelerinin sınırlı olması değil. Başarılı olamamalarının sebebi üretken değil, sadece meşgul olmaları.