‘The Apprentice’ girişimcilik algısını berbat mı ediyor?

0
149

Yapılan bir anket iş dünyasına karşı negatif izlenimi ortaya çıkardı ve televizyon şovları bu problemin bir parçası olabilir. Geçtiğimiz hafta The Apprentice isimli yeni bir şov başladı ve 10 senenin ardından iş dünyasının rekabetçi eğlencelerini televizyon ekranlarımıza taşıdı. Bu defa 20 “parlak genç girişimci” Büyük Patron’un yatırımı için 12 bölüm boyunca mücadele edecek. Yarışma tam takım elbiseli ve klişe kibirlere sahip eski yarışmacıları içermesinden dolayı eleştiri oklarına hedef oldu. Bu durum James Brown’a şu soruyu sordurdu: “Bir girişimcinin neye benzediği hakkında bir fikirleri var mı?”

 

Fakat merak ediyorum, gerçek bir girişimci neye benziyor? Yeni bir YouGov anketi The Apprentice ve Dragons’ Den gibi TV programlarının ülkenin girişimcilik algısını zedelediğini ortaya çıkardı. Çevrimiçi eğitim şirketi Caffeine on Demand tarafından yapılan anket yüzde 47’lik bir kesimin iş dünyasını kıran kırana bir mücadele dünyası olarak gördüğünü (bu oran 18-24 yaş arası gençlerde yüzde 52’ye çıkıyor) ve yüzde 20’lik bir kesimin de yozlaşmış ve sahtekar bir dünya olduğunu düşündüğünü gösterdi. Sadece yüzde 3’lük bir kesim bu dünyanın şefkatli, sorumluluk sahibi ve iyi insanlar tarafından oluştuğunu düşünüyor. Neredeyse politikacılar veya emlakçılar kadar iyi olanların.

 

Bu programların genç insanları iş hayatında kariyerden uzaklaştırması endişe verici. Mesela 55 yaş üzerindeki katılımcıların sadece yüzde 3’ü kurumsal şirketlerin şeytani bir güç olduğunu düşünürken bu oran 18-24 yaş arasındaki gençlerde üçten fazla katlanarak yüzde 10’a çıkıyor. Caffeine on Demand’ın kurucu ortağı David Kean, girişimciler için ulusal boyutta duyulan nefretin sebebi olarak televizyon şovlarında gösterilen “insafsız, uydurma basmakalıpları” işaret ediyor. “Ulusal hazineyi besleyen ne varsa küçümseniyor” diyor.

 

Ekonomi bakanı Vince Cable da geçtiğimiz sene The Apprentice hakkında bazı şüpheleri olduğunu zira çıraklığı ve mesleki eğitimi yanlış tanıttığını itiraf etmişti. Dragon’s Den’den 2011 yılında ayrılan bir önceki Dragon James Caan Cable’ın yorumlarını reddederek “televizyon şovları eğlence için yapılır” fikrini savundu – ki buna katılıyorum. Aynı zamanda dolaylı olarak da olsa bize en aptalca gelen fikirlerin bile eğer pazarı varsa fantastik bir şirket haline gelebileceğini göstermeleri de bir avantaj.

 

Bununla beraber eğer gençler izledikleri şeyin girişimciliğin bir karikatürü olduğunu fark edemiyorlarsa burada bir problemimiz var demektir. Şunu söylemem lazım ki programı sevmeme rağmen 10 yıl içinde işe almayı düşünebileceğim sadece bir veya iki aday gördüm. Daha kötü anlarımda Karen veya Nick olmayı isterim. Tabii daha acımasız olarak.

 

Mesele şu ki, girişimciler önemlidir. Başbakan David Cameron’a göre girişimciler İngiliz ekonomisinin hayat veren damarı durumda. Başkalarının görmediği fırsatları görüyorlar ve onları şirket performanslarını arttırmak veya var olan şeylerden memnun olmayanların talebini karşılamak için kullanıyorlar. Ekonomi için gelir ve istihdam yaratıyorlar ve iş inovasyonunda çok önemli bir kaynaklar. Girişimcilere böyle bir hürmet ile muamele edilmesi sadece emsalsiz bir şey sundukları için değil aynı zamanda ekonomimizi ilerlemeye devam ettirdikleri için.

 

Bir grup ilköğretim öğrencisine konuşan Sir Richard Branson, şirket yönetme hakkında “Diğer insanların yaşamını kolaylaştıracak bir fikir bulmalısınız. Bunu yaptığınızda muhtemelen giren para miktarı çıkan parayı geçecek.” dedi.

 

Branson çocuklardaki girişimci düşünmeyi geliştirmeyi hedefleyen Fiver Challenge’ın başarısını kutluyordu. Eğitim derneği Young Enterprise tarafından başlatılan, Virgin Money ve İş, İnovasyon ve Yetenek bakanlığı tarafından desteklenen programda 30.000’den fazla ilköğretim öğrencisine ayda 5 pound verildi ve yerel halk ile etkileşime geçerek kar elde etmeleri teşvik edildi.

 

Kurumsal ve yaratıcı şirketlerin sonraki jenerasyon girişimcileri özendirme problemiyle başa çıkmak için öne çıkmaları mükemmel bir şey. YouGov ve The Prince’s Trust gibi genç kişiler için girişimcilik fonları sunan topluluklar ile birlikte açık hale geldi ki çocuklara yetenekleri dahilindeki geleceğe erişmelerinde yardım etmek için istekli hale geliyoruz.

 

Çocuklara ve genç insanlara kendi şirketlerini kurmalarını denemeleri için araçlar, özgüven ve destek sunan bu girişimler iş hayatının dramatize edilmiş halini sunan The Apprentice gibi şovların karşısında iyi bir örnek. Bu arada bir sonraki bölümünü sabırsızlıkla bekliyorum. ‘Onları içeri alın’.

 

Bu makale  Frances Dickens’ın  22 Ekim 2014 tarihinde theguardian.com’da yayınlanan yazısından çevrilmiştir.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here