Y Kuşağının Girişimci Ruhunu Bize Gösteren 3 Sebep

0
376

Y kuşağı biraz kötü biliniyor. Başlarına buyruklar – Y kuşağının %73’ü iş bilgisayarları üzerinde değişiklik yapma özgürlüklerinin olması gerektiğini düşünüyor ve %40’ı her iki yılda bir terfi almaları gerektiğine inanıyor. Bu kuşak aynı zamanda hem jenerasyon araştırmacıları hem de iş yeri yöneticileri tarafından eleştiriye kapalı ve bencil olarak tanımlanıyor.

 

Ancak Y kuşağı yalnızca bundan ibaret değil. Bu görünürde olumsuz özelliklere ek olarak, aynı zamanda Y kuşağı iyimser, gönüllü yapılan işleri seviyor ve bir fark yaratacak işleri kovalamayı seçiyor. Dünyayı ve kendilerinin dünyada edindikleri yeri gerçekten seviyorlar. Dijital iletişim ana dilleri. İşte tam da bu nitelikleri, onları Amerika’nın gelmiş geçmiş en iyi girişimcileri yapıyor.

 

  1. Önemli İşler

 

Çalışanların çoğunun önceliğinin düzenli ödeme ve iyi bir emeklilik planı olduğu dönem çok da uzak bir tarih sayılmaz. Bu çalışanlar için, başarının temeli; daha büyük evler, daha büyük arabalar, daha iyi tatilleriyle kazanç, ve başarılarının sembolü olan kazançtı. Ne yaptığınız o kadar da önemli değildi, önemli olan bunu yaparken iyi bir para kazanmanızdı.

 

Bugünlerde, Y kuşağı, nasıl bir hayatları olduğuyla, kazandıkları miktardan daha çok ilgileniyorlar. Önemli işler yapmak istiyorlar – ve bunu yapmak için daha az kazançla yaşamaları gerekiyorsa, bunu denemeye hazırlar.

 

Bir girişimci için bundan daha iyi bir özellik olamaz. Yeni bir iş kurmak vizyon, rastgele bir kararlılık ve daha büyük bir amaç için bir süre azla yetinebilmeyi gerektirir. Bir işletmede belirli bir amacın olması ve dünyayı daha güzel bir yere çevirmesi, yalnızca kurucuyu değil, müşterileri de heyecanlandırır. Y kuşağı girişimcileri, Y kuşağı müşterilerine bir öneme sahip ürün ve servislerle ulaşıyor, ve bu süreçte başarılı oluyorlar.

 

Bu tarz bir başarıya iyi bir örnek, gübre üretimiyle başlayan ve bugünlerde 60 farklı atık kolundan 250 farklı ürün üreten Terracycle için Princeton Üniversitesi’nden ayrılan Tom Szaky’dir. Şirketin 2010 yılındaki geliri 13 Milyon $ oldu, ve o zamandan bu yana geri dönüşüme katılan her atık ürün için iki sent sözüyle hayır kurumlarına 3.2 Milyon $ bağışta bulundu.

 

  1. İyimserlik

 

Y kuşağı iş piyasasına büyük bir ekonomik gerilemenin ortasında girdi, ve bu durumda bile olabileceğinin en iyisini yaptılar. Bununla kalmayıp, kendilerini geliştirdiler.  Bu kuşağın sıkça eleştiri alan özgüveni, aslında hayata ve hayattaki yerlerine dair derin bir iyimserlikten ibaret. Başarılı olabileceklerine, ve olacaklarına inanıyorlar.

 

Bu iyimserlik bir girişimcinin başarısı için çok önemlidir. Anlık durumların ötesinde bir bakış açısına sahip olmak ve hedeflerinize ulaşacağınıza inanmak, başarılı bir işletme sahibinin en temel özelliğidir. Araştırmalar, iyimser insanların olumsuz bakış açısına sahip insanlara oranla daha çok çalıştığını gösteriyor, bu da işletme başarısını doğrudan etkilemektedir.

 

Bunun yanı sıra, çevremizdeki insanlar pozitifliğimizden beslenir. Dolayısıyla, iyimser bir girişimci, elinden gelenin fazlasını yapmaya hazır ve istekli, enerji dolu bir ekip yaratabilecektir. Bütün bu çaba birleştiğinde, işletmenin uzun vadeli vizyonuna ulaşılmasını kolaylaştırır.

 

İş piyasasında iyimserliğin kazandırdıklarına örnek olarak, Shafqat Islam Verilebilir. Bangladeş doğumlu bir Y kuşağı üyesi olarak, mantıksızca iyimser olmanın çaresiz bir anında işletmesini nasıl kurtardığını anlatıyor. 2010 yılında bir arkadaşının San Francisco’daki düğün kutlaması vasıtasıyla vizyonunu paylaşarak ve çevre edinerek,  melek yatırımcılara e-posta ulaştırabilmiş, birkaç toplantı yapmış ve ihtiyacı olan yatırımı elde etmiş. Hala da, bu şirketin en önemli ilkesi, asla vazgeçmemek, diyor.

 

  1. Teknolojiyle Olan İlişki

 

Çoğu kişi bu kuşağın mobil cihazlarına olan bağımlılıklarını eleştirmekte iken, gerçek şu ki, dijital iletişim Y kuşağının anadili. Facebook, Twitter, Instagram ve Snapchat onlar için yemek yemek, nefes almak ve dolaşmak kadar normal.  Sosyal medya hareketini onlar icat etti, ve bunun sonucu olarak, bu sosyal çevreleriyle devamlı bir bağlantı içerisindeler.

 

Dijital dünyaya karşı olan bu rahatlıkları ürün ve servisleri pazarlamada çarpıcı bir avantaj kazandırıyor. Yaşça daha büyük girişimcilerin sosyal medyayı yeni bil dil gibi öğrenmeleri gerekmekteyken, Y kuşağı için bu bir anadil. Nasıl iletişim kuracaklarını, ne diyeceklerini ve mesajlarını nasıl karşı tarafa ileteceklerini biliyorlar. Kendilerine benzeyen insanların dikkatini neyin çekeceğinin bilincindeler. Bunun sonucu olarak, Y kuşağının doğuştan gelen medya ve pazarlama bilgisi hesaba katıldığında, iş piyasasında başarılı olmak için gereken donanıma sahip olduğu görülüyor.

 

Y kuşağından başarılı bir girişimci örneği de Milena Botero.  Room For Tea’yi, jenerasyonların birbiriyle iletişim kurmasını sağlarken, bir yandan da her birinin ihtiyaçlarını karşılama hedefiyle 22 yaşında kurmuş.  Bu benzersiz ev paylaşma tecrübesi sayesinde, genç insanlar stajyerlik ve seyahatleri esnasında uygun fiyatlı barınma ihtiyacını karşılarken, daha yaşlılar gençleri misafir etmenin ve fazladan kazancın tadını çıkarıyor. Room For Tea sayesinde, iki taraf da kazanmış oluyor.

 

Y kuşağı, özgüvenli tavırları ve sürekli sosyal medyaya taşıdıkları hayatları yüzünden çokça eleştirildi. Buna rağmen, bu eleştiri, Y kuşağının güçlü girişimcilik kabiliyetlerinin yanlış anlaşılmasından ibaret. Güçlü iyimser yanları, fark yaratma istekleri ve teknolojiye olan yakınlıkları, aslında, Y kuşağını gördüğümüz en iyi girişimci jenerasyon yapabilir.

 

Bu makale entrepreneur.com’da Sujan Patel tarafından 20 Nisan 2015’te yayınlanan yazıdan çevrilmiştir.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here