Yalnız Bir Girişimci Olduğunuzu İtiraf Etmeye Korktuğunuz Zaman

0
190

Sosisli sandviç sever misiniz? Evet, ben de severim.

 

Sağlıklı olmamalarına rağmen (yemek bile olduklarından emin değilim), onları yemekten kendimi alıkoymuyorum. En sevdiğim mekan mı? Snappy Dogs, iş yerime 750 metre mesafedeki bir süpermarketin kenarındaki seyyar satıcı.

 

Sahip olmadıkları özellikler şunlar:

 

  • Açık değiller. Kışın iş yapmıyorlar (Aralık-Mart). Pazar günleri kapalılar. Hava kötü olduğunda çalışmıyorlar. Açık oldukları günlerde bile günün 20 saati kapalılar.
  • Beş yıldızlı değiller. Sosislinizin üstüne sos mu istiyorsunuz? Tezgahın ucundaki sepette çeşni, soğan, turşu, mayonez ve Dr. Pepper Barbekü Sosu (artık her ne ise) bulabilirsiniz. İstediğiniz gibi kullanmakta özgürsünüz. Yerken oturmak mı istiyorsunuz? Buyurun – 2 piknik masasından birini seçebilir ya da arabanızın kaputunda oturabilirsiniz.
  • Seçenekler çok fazla değildir. 8 çeşit sosisli bulunur. Nokta. Çok sınırlayıcı görünüyor (biliyorum). Yani demek istediğim, sosisli sevmeyen insanlar ne olacak? Ya da güzel bir masada oturmak isteyenler? Ya da yemek yiyebilecekleri zaman ve mekan konusunda daha esnek olmak isteyenler? Peki, sunduğu seçeneklerin aşırı dar olması onların başarılı olmalarına engel oluyor mu? Hiç sanmıyorum.

 

Aslında, tam tersi geçerli: Belirli bir pazara belirli seçeneklerle hitap etme isteklilikleri, başarılı olmalarının nedeni ve işte bu yüzden öğrenciler, çocuklarla anneler, inşaat işçileri, polisler, her türlü şirket çalışanları ve diğer kasaba sakinleri Snappy Dog yemek için sıraya giriyor.

 

Ki bu da beni, “yalnız çalıştığını itiraf etmeye korkan” yalnız girişimcilere getiriyor. Tek kişilik bir iş yaptığınızı vurgulamak yerine, bunu gizliyorsunuz:

 

  • Aslında sizin yanınızda çalışmasa bile web sitenizde iş arkadaşlarınızın bir listesi var ve bu da sizi daha büyük bir şirket gibi gösteriyor.
  • Ofisinizin eviniz olduğu gerçeğini gizliyorsunuz (üniversite sınavlarına hazırlananlarız da üzerini örtüyor)
  • Ofisinizde sadece aynanın önünden geçtiğinizde iki kişi gözükmesine rağmen konuşurken ve yazarken ‘biz’ diye bahsediyorsunuz.

 

Fakat bu gerekli, değil mi? Nihayetinde, yalnız girişimcilerle çalışmak istemeyen şirketler yok mu? Kesinlikle. Arabanın kaputunda oturup sosisli yemek istemeyen insanlar olduğu kadar. Fakat bu düşünce biçiminde ciddi bir sorun var.

 

İlk olarak, başarılı olmak için çok fazla şeye ihtiyacınız yok. Bir yılda muhtemel olarak kaç tane müşteriye hizmet verebilirsiniz ki… 20, 30, belki 100? Rakam ne olursa olsun piyasa potansiyelinin sadece ufacık bir paçasına hizmet veriyorsunuz. Birçok kişinin sizi görmezden gelmesinin size zararı dokunmaz (belirli bir kitleniz olduğu sürece).

 

Olmadığınız Bir Şey Gibi Davranmaktan Vazgeçin

Gerçekten odaklanabildiğiniz zaman, zirveye çıkarsınız (çevremdeki sosisli sevenlerin birden fazla seçeneği var); ama geniş davranırsanız, tanınmayanlar kategorisine girersiniz.

 

İkinci olarak, rekabet konusunda en önemli şeyden feragat ediyorsunuz. Yalnız bir girişimci ile çalışmak projenin tamamen çökmesi noktasında büyük bir risktir (proje tamamen tek bir kişiye bağlı olduğu için.) Bu nedenden dolayı çoğu şirket bizim gibilerden uzak durmayı tercih ediyor.

 

Diğer yandan, bir şirket yalnız bir girişimci ile çalışmaya başladığında,  o kişinin işi yapan kişi olduğundan emin olabilir. Özellikle bunu tercih eden bir sürü şirket var. Bu daha iyi midir? İyi de değil kötü de – bu tamamen müşteri adayınızın bakış açısına bağlı.

 

Ne olursa olsun, olmadığınız bir şeymiş gibi davranmak– bir işe alınmanızı sağlasa bile – eninde sonunda problem olacaktır. Bir şirket ile çalışmayı tercih eden insanlar eninde sonunda hayal kırıklığı yaşayacaktır (onlar bunu anlayacaktır); oysa yalnız bir girişimci ile çalışanlar her hangi bir durumda çalışmayı sonlandırıp başka birisiyle çalışmaya başlayabilirler.

 

İşin özü şudur:

 

Şirket boyutu söz konusu olduğunda büyük olmak önemli değildir, sadece farklıdır. Küçük olmak da aynı şekilde. Eğer başlangıç aşamasındaki bir girişimin kurucusu olarak kendinizi nasıl tanıtacağınızı merak ediyorsanız, cevap çok basit: Etrafınıza bakın. Daha sonra yazdıklarınız, söyledikleriniz ve verdiğiniz her bilgininin sizinle çalışmanın getireceği kendine özgü avantajları yansıttığından emin olun. Piknik masaları isteğe bağlıdır.

 

 

Bu makale yfsmagazine.com’da Michael Katz tarafından 2015’te yayınlanan yazıdan çevrilmiştir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here