Yeni Ailemle Geçirdiğim İki Günden Kısa Notlar

1
122

1.Gün

Her gün okula geç kalan ben FellowUp için gözlerimi sabahın kör karanlığında şevkle açtım! Tanışacağım insanlara olan merakım, GirVak atmosferinin büyüsü gün boyu beni  dinç tuttu. Herkes hayal kurar ama önemli olan hayallerini kurarken durduğun yer ve o sıra yanında olanlar. Mehru Hanım benim tam da düşündüğüm gibi söyledi bu konudaki vakfın fikrini: “Hayallerinize dikkat edin başınıza gelebilir…” Fellowlarla tanıştıkça da bunun ne kadar doğru ve yerinde bir söz olduğunu anladım. Her birinin büyük hayalleri ve tutkuları vardı. Herkes birbirine saygılı ve en önemlisi sevgi doluydu.

 

Kırmızı kutularımızı alırken ki heyecanımıza ne demeli peki? Bu harika vakıf daha ilk günden bizi harika bir sürprizle şımarttı, yemekler de çok iyiydi tabii. O gün en çok çikolata istemiştim keşke daha büyük bir hayal kursaymışım, olurmuş! GirVak bu işte, hayallerinin de ötesinde. Bu yüzden sakın hayallerine sınır koyma. Tek korkum sosyal girişimcilikle ilgili kimse bulamamaktı ama Mehru Hanım dahil pek çok insanın ilgi alanının sosyal girişimcilik olduğunu öğrenince gözlerimin içi parladı. Mezun Fellowlarla tanışmamız ve deneyimlerini dinlememiz ise günün en keyifli dakikalarındandı.

 

Sanırım beni FellowUp’ın ilk gününde en çok etkileyen şey; benim gibi düşünen, insanlık için bir şeyler yapma çabasında olan harika insanları hayatıma almış olmak oldu. Teşekkürler GirVak!

 

2.Gün

 

İlk günün heyecanı daha geçmeden ertesi gün Türkiye’nin önde gelen girişimci ve iş dünyasında tanınan isimlerle bir araya gelecektik. Büyük bir gurur ve heyecanla o şık restorana geçtik. İşin garip yanı önceki gün tanıştığım isimleri ve yüzleri hala hatırlıyordum. Gözleri ışıl ışıldı ve merakla masalarda geziyordu gözler. Sonunda masamıza geçtik ve Melike Hanım ile- adaşım olması da ayrı gurur- güzel bir sohbet gerçekleştirdik.  İsimler aynı olunca ve tabii benim gibi şiir ve edebiyat düşkünü biri masada bulununca insan ister istemez Yunus Emre diyor, Mevlana diyor. Güzel ve keyifli bir sohbetin ardından tatlılarımızı da yedik ve Hakan Baş için yola çıktık.

 

Hakan Baş hala ilk izlenimimdeki gibi; teknik direktör karakterinde bir insan.  Onu tanıdıkça da emin oluyorum. Bizlerle çok samimi bir sohbet gerçekleştirdi. Hakan Baş fırsatları gören yakalayan ve network alanında başarılı biri olmasından dolayı bunları başarmış. En önemlisi de risk alarak başlamış. Girişimci ruhunun en net görüldüğü genç iş adamlarımızdan olduğu aşikar.

 

Söyleşi sonrasında GirVak ailemden bir grup güzel insanla kahve içmeye gittik. Allah’ım dedim ne güzel insanlar yollamışsın hayatıma. Teşekkürler, teşekkürler…

 

Fellow Up Bitti Ne Olacak Şimdi?

Harika iki günün ardından ayrılık vakti geldi çattı. Bu güzel atmosferi görüp alıştıktan sonra insanın kendi okula adapte olması da zor oluyor. Çoğu üniversitede hayaller konuşulmuyor, varsa yoksa vizeler ya da magazinsel şeyler. Ama GirVak farklı, o aynı kafadan hayalperest savaşçı insanlara çatı oluşturuyor. Yağmurdan koruyor gibi gözükse de dışarıdan, yağmuru izletip sevdiriyor sonra ne yapabilirizi düşünmemizi sağlıyor. Görmeyi yeniden görmeyi öğretiyor bir nevi. Bunu da özel insanları seçip bir araya getirerek ve donanımlı insanlarla tanıştırarak yapıyor.

 

Bu ruhu o iki günde anlamış olan biri elbette oradan ayrılmak istemez. Ama daha Fellow Up’ın bittiği akşam harika bir mail trafiği başladı. Çok güzel etkinliklere GirVak ailesi bizi davet ediyordu. Sonrasında her etkinlikte birkaç fellow ile bir araya gelme fırsatını verdi bize. Yani ayrılmamızı onlar da istemedi. O iki günün büyüsü devam ederken gelecek diğer harika günlerin planlarını yapmaya başlamışlardı, belliydi.

 

Bu aile harika diye demiyoruz boşuna. Rüyalarınızı toplayın çöpe atılmayacak kadar değerliler, görüşmek üzere.

 

1 Yorum

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here